Sanki Kemal, anne evinde acından kırılıyor.
Ahu Yağtu’nun eski eşi Cem Yılmaz’dan istediği nafaka konusu yıllardır magazin gündemini meşgul eder. 10 bin dolarlık nafakanın Türk lirasına çevrilmesi gibi mahkeme süreçlerini takip ettik uzun zaman.
Çoğu zaman da -en azından kendi adıma söyleyeyim- kadından ve ekonomik olarak görece güçsüz olandan yana tavır koyduk doğal olarak...
Ama iş artık başka bir boyuta geldi. Ahu Yağtu son açıklamasında “İnsanlar, ‘Kadın nafaka alayım diye çok ısrar ediyor’ şeklinde düşünmüş olabilir. Ama baba evinde ve anne evinde farklı standartlar olması, çocuk açısından hoş değil. Oğlum hayat standardımız düşecek mi diye endişe yaşadı. Oğlumun haklarının arkasında durmak zorundayım” demiş.
Hadi buradan yak: Anne eviyle baba evi arasındaki farklı standartlar...
Pedagog değilim ama ilk defa böyle bir çocuk rahatsızlığı duyuyorum. Ne standardı?
Cem Yılmaz’ın başka varisi yok, varı yoğu zaten oğlu Kemal’in.
Görebildiğimiz kadarıyla iyi bir baba-oğul ilişkileri var ve hiçbir şeyi de eksik edilmiyor.
Standart farkına gelince...
Attan inip eşeğe binmesin de eşekten inip ata binsin efendim!
Yani standart olarak babasını alacağına, annesini alsın; baba evinde yaşadığı da bonus olsun.
Sanki anne Ahu Yağtu çatısı delik gecekonduda oturuyor.
Kusura bakmayın Ahu Hanım ama evet; nafaka için çok ısrar ediyorsunuz.