Yanlış yaşlanma efsaneleri
EFSANE “Yaşlanma kaçınılmaz bir gerileme, ilerleyici bir düşkünlük halidir”: En yaygın ve en yanlış efsanelerden biridir. Oysa iyi yaşlanan biri hem fiziksel hem de ruhsal açıdan yeterince güçlü kalabilir.
EFSANE 2 “Yaşlanan herkes bedenen ve ruhen yorgundur”: Hayır değildir! Fiziksel ve ruhsal aktivitelerini sürdüren herkes 60’ındayken 50’lı, 80’indeyken 60’lı, 90’ındayken 70’li yaşların ruhsal ve bedensel performansını sürdürebilir.
EFSANE 3 “Yaşlanan herkesin belleği bozulur”: Ne hafıza kaybı ne de bilişsel yavaşlama, kısacası zihinsel gerileme yaşlanmanın bir kaderi olmaktan öte yaşlanan kişilerin ve içinde yaşadığı toplumun ya da ailenin ilgisizliği ve bilgisizliğinin olumsuz bir neticesidir.
EFSANE 4 “Yaşlanma yalnızlık demektir”: Yaşlanma sürecinde, yaşlanan insanların eş, dost ve arkadaş kayıplarıyla karşılaştığı doğrudur. Emekliliğin de bir miktar izolasyona yol açtığı kabul edilebilir. Ne var ki akıllı yaşlanan biri “sosyal çoğalma” kuralını uygulayarak yalnızlığını neredeyse sıfırlayabilir.
EFSANE 5 “Yaşlılar toplum için yüktür”: Bu da en önemli yanlış efsanelerden biridir. Kendine yeten bir yaşlı, içinde yaşadığı topluma tecrübe ve yeteneklerini aktararak ve emekliliği unutarak, üreterek ve çalışarak faydalı olmayı sürdürebilir.