Mektubu, mektuplaşmayı çok sevdiğindendir ki kütüphanesindeki kitapların önemli bir kısmını da önemli insanların; yani yazarların, şairlerin, sanatçıların, mütefekkirlerin, biliminsanlarının, devrimcilerin, gerillaların, direnişçilerin, liderlerin, siyasetçilerin, devlet adamlarının gerek tek yönlü gerekse karşılıklı mektuplaşmalarının yer aldığı kitaplar oluşturur. Nuri Pakdil, mektupların yanında anı, günlük ve biyografileri okumayı da çok severdi. Mektup, anı, günlük ve biyografiler belge niteliğindedirler ve gerçek bilgilerden oluşurlar. Kurmaca değildirler ve her biri edebiyat birikimi içinde başlı başına önemli edebi türlerdir. Nuri Pakdil de mektup, anı, günlük ve biyografi türlerinde gerçekten önemseyerek eserler vermiştir. Yazarlık hayatının başlangıcından itibaren günlükler yazıp yayımlamaya başlamış ve yabancı yazarlardan günlükler çevirip, onları kitap olarak da yayımlamıştır.
Nuri Pakdil’in yazdığı mektupları topladığımız yıllarda (2004-2014) gerek Hüseyin Su ile gerek diğer arkadaşlarla aslında bu mektupların karşılıklı olarak ayrı kitaplar halinde yayımlanmaları sağlanabilse diye sık sık konuştuğumuz olmuştur. Nuri Pakdil’den mektup alan hemen herkes cevap yazmıştır ve Nuri Pakdil’e mektup yazan herkes de ondan bir cevap almıştır çünkü. Buradan hareketle bu mektupların bir arada okunması, o dönemi ve ilişkilerin boyutlarını görmek bakımından son derece önemlidir.😑