Filmde öyküyü taşıyan iki ana portreden Boyce’u Dave Bautista canlandırıyor. Eski Amerikan güreş şampiyonlarından olan tecrübeli aktör hatırlanacağı gibi ‘Galaksinin Koruyucuları’ (Guardians of the Galaxy) serisindeki Yok Edici Drax karakteriyle öne çıkmıştı. Bautista ‘Kayıp Dünya’da Boyce üzerinden bir western tipolojisini ete kemiğe büründürmekte son derece başarılı. Cadı Gray Alys’te de Milla Jovovich’i izliyoruz. Malum, Ukrayna kökenli yıldız bu tür aksiyonlarda karşımıza fazlasıyla gelmiş bir isim. Burada da Bautista’yla gözü tırmalamayan bir ikili oluşturuyor (bu arada yazının başında ‘Jeanne d’Arc’ı andırma vurgusunu da kendisinin 1999 yapımı ‘Joan of Arc’ta bu tarihi figürü canlandırmasına gönderme olarak hatırlatmak istedim). Filmde Kraliçe Melange’da Amara Okereke’yi, patrikte Fraser James’i, Jerais’te Simon Lööf’ü, patriğin kadın komutanı Ash’te Arly Jover’ı, Mara’da Deirdre Mullins’i, Ross’ta da Sebastian Stankiewicz’i izliyoruz.
Sonuçta çizgi romanlara ya da yeni ismiyle grafik romanlara ilgi duyuyorsanız ‘Kayıp Dünya’ ana hattını western türü üzerinde kuran, büyülü bir dünyayı fonuna yerleştiren, ‘Kurt Adam efsanesi’ne de göz kırpan, izlemesi keyifli ama içeriği görsel ustalığıyla aynı paralellikte seyretmeyen bir film olmuş (finaldeki Gray Alys’le ‘Sardor’un mücadelesi grafik olarak çok güzeldi).
Son bir not: ‘Ölümcül Deney’ serisinin çoğunu izledim ama ilk kez ‘Kayıp Dünya’ vesilesiyle yeni bir bilginin farkına vardım; meğerse yönetmen Paul W. S. Anderson’la Milla Jovovich evliymiş ve çiftin üç çocuğu varmış...🙄