Atatürk’ün bu sözleri için;
“Savaşa, işgale ve emperyalizme karşı bundan daha insani bir ders olabilir mi?” diye sordum.
Üstelik bu sözleri emperyalizmin tarihi sembolü İngiltere’nin Kraliyet Prensesi söylüyor. Ne garip. Ne acı..
İnsanlık bir türlü kendi acılarından ders çıkartamıyor.
İşte...
Törene katılan Yeni Zelanda Başbakanı Christopher Luxon, Avustralya Genel Valisi Samantha Mostyn ile 14 ülkeden gelen büyükelçiler...
İşte...Fransa’nın Ankara Büyükelçisi Isabelle Dumont’un şu sözleri:
“Çanakkale Savaşı nedeniyle Türkiye’ye gönderilen 80 bin Fransız askerin 27 bininden hiç haber alınamamıştır.”
Aslında çok iyi biliyoruz ki, emperyalizmin doymak bilmez açlığıyla gelen o askerler, Çanakkale Savaşı’na Türk milletinin yok oluşu için gönderilmiştir.
Büyükelçi Dumont’un Fransız şair Apollinaire’in savaşın ve ölümün anısına yazdığı şu dizeleri hatırlatması unutulur mu:
“Mucizeler hepimize ve Çanakkale Savaşı’nın ortak hafızasına hitap ediyor. Zira birlikte hatırlamak birlikte inşa etmek demektir. Ölenlerin nerede olduğunu kimse bilmiyor ama yaşayanların onlarla gecenin ortasında alçak bir sesle konuştuğu bir ülkedir hafıza.”
Acıdan, ölümden ve savaştan kalan ortak hafızanın böylesine bir incelikle yazılması ancak Apollinaire’den gelebilir.
Büyükelçi Dumont’un bu sözlerini kutluyorum.
Keşke bu sözler insanlık için yeni bir barış kültürünün müjdesi olabilse.
Ama ne yazık...
Evlatlarının vatanlarından kilometrelerce uzakta emperyalizm uğruna düştüğü topraklarda.
O tarihi anıtın önünde
Bu tarihi sözleri insanlık hâlâ duymuyor.
Gücün ve hırsın kalpleri mühürlediği bu dünyada..
Son Kraliyet Prensesi’nin ibret dolu uyarısını dinliyoruz ama...
50 bin insanın, çoluk çocuk katledildiği Gazze karşısında.
İnsanlığın büyük bir bölümü açlık içindeyken,
Milyarlarca doların silahlara, nükleer füzelere harcandığı bu dünyada.
Acıların, gözyaşının, çocuk ölümlerinin ruhlarımıza devasa birer anıt gibi çizildiği sağır bir insanlık var.
Nerede Çanakkale dersi?
Nerede zulmü öylece seyreden BM Güvenlik Konseyi?
Çanakkale’ye gelen...
O tarihi anıt önünde bu konuşmayı yapan Prenses Anne’in sözlerini çok önemsiyorum.
Tarihin en büyük emperyal gücünden.
Köleliğin, işgalin, sömürünün tarihinden gelen bu sesi çok değerli buluyorum.
Ve yazıyı Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı’nın şu sözleriyle bitiriyorum:
“Tarih bizi yalnızca savaşları kazanan değil, adaletin, merhametin ve insanlığın da sesi olan bir millet olarak yazmıştır, yazacaktır.”