Celal Şengör’den nefretimin sebepleri
Sürekli el artırıyor Celal Şengör.
- Çok acayip bir deprem olacakmış.
- Ama öyle böyle değil, çok büyük deprem olacakmış.
- Çok büyük demek bile yetmezmiş.
- Çok çok çok büyük deprem olacakmış.
- Taş taş üstünde kalmayacakmış.
- Cehennemi yaşayacakmışız.
- Zebaniler saracakmış dört bir tarafımızı.
- Korkunç ölümlerle ölecekmişiz.
- Yapacak hiçbir şey yokmuş.
- Pılıyı pırtıyı toplayıp İstanbul’u terk etmeliymişiz.
Falan.Celal Şengör konuştukça...
Bünyelerde oluşan şeyler şunlar:
Panik atak. / Korku dolu uykusuzluk. / Kan ter içinde uyanmak. / Bir santim yaşama sevincinin kalmaması. / Her türlü kaygı bozukluğu. / Hiçbir hapın geçiremediği aşırı depresyon. / Üst üste on sekiz korku filmi izlemiş gibi kâbuslar görmek.
Deprem olmasa bile...
Ölmesek bile... Bu adam yüzünden ruh hastaları gibi yaşayacağız.
Adamın önümüze koyduğu iki seçenek var:
- Ya deprem nedeniyle ölüm.
- Ya da ruh hastası olarak yaşam.
Her çıktığında felaketin dozunu artırıyor.
Her çıktığında ölümlerden ölüm beğendirmeye çalışıyor bize.
Önerdiği çözümler ise tıpkı kendisi gibi.
Empati yoksunu. / Aşırı bencil. / İnsan sevgisinden kilometrelerce uzak. / Merhametin kıyısına bile uğramamış. / Muazzam gaddar. / Cehennem tasviri anlatmaya meraklı vaiz.
“En iyi çözüm İstanbul’dan taşınmak” dedi ya...
Çok yakında bir Erol Taş kahkahası eşliğinde “En iyi çözüm harakiri yapmak” da diyebilir.😮💨