Her biri damağımızda gerçekten unutulmaz bir tat bıraktı. Bu da olmamış diyeceğimiz hiçbir tabak yoktu.
Görkem Bey’in önerisi pastırmalı humus, pancar salatası, tarak, yağlı kara ve uykuluğu sonraki gidişim için şimdiden not ettim. Kuru meyveli, iç bademli zeytinyağlı enginar ise mevsiminde sanıyorum vazgeçilmezim olacak.
Tere’nin mutfak şefliğini Mehmet Şahin üstlenmiş. Ocağın başında ise uzun yıllar farklı mutfaklarda çalışan iki usta kardeş Ömer ve Remzi Sayın var.
Her birinin farkı önünüze gelen her tabakta kendini gösteriyor.
Tere hiç kuşkum yok kısa sürede servisi, sunumu, yemeklerinin lezzeti ve fiyat-kalite dengesiyle İstanbullu yeme-içme severlerin vazgeçilmez buluşma noktaları arasına girecek.
Beni sevindiren bir diğer güzel haber de Topaz’ın yakında yine aynı caddede yeniden açılacak olması...😑