Daha ilginç görünümler de var. Papa adayları arasında Kongolu Fridolin Ambongo Besungu, Kinşasa Başpiskoposu olarak öne çıkıyor. Tüm devrimci görüşlerin öncülerinden biri. Buna karşılık Afrikalı Kardinal Robert Sarah, Ratzinger’in çizgisini benimseyenlerden. Tabii muhafazakâr cephenin öncüsü ise Macar Katoliklerinin başındaki Estergon - Budapeşte Başpiskoposu Kardinal Péter Erdo. Gerçekten dikkat çekici portreler söz konusu.
Kudüs Katolik Kilisesi’nin Patriği Pierbattista Pizzaballa da adaylar arasında. Hem Filistinlilerin hem Yahudilerin hayatına ve kültürüne hâkim biri olarak, arada denge kurmaya çalışıyor. Açıkçası herkesin söylediği şey şu: Dünyayı yöneten pek çok lider böyle bir ustalıktan çok uzak. Ancak bu ustalık onun kilisenin başına geçmesine ne ölçüde imkân tanır, bilinmez.
Şu anda öne çıkan isimler arasında belirttiğimiz gibi Devlet sekreteri Kardinal Pietro Parolin var. Büyük devletler arasında, özellikle Çin ile bir nevi barış zemini hazırlamış durumda. Yukarıda sözünü ettiğimiz Kardinal Zuppi de, Nelson Mandela ile işbirliği yaparak hayranlık uyandırmış bir başka güçlü aday. Adayların çeşitliliği, Katolik dünyasının evrenselliğini yansıtıyor.
Örneğin, ABD’den gelen Newark Başpiskoposu Joseph William Tobin, İrlanda asıllı. Muhafazakâr. Ölen Papa’nın karşıtıydı. Özellikle göçmenlerin, bilhassa Katolik mültecilerin geri gönderilmesine karşı çıkışıyla tanınıyor. “Çoluk çocuk insanlara bu zulüm yapılır mı?” sözleriyle dikkat çekmişti. Ama asıl Trump’ın kopyası, Wisconsin eyaletinden gelen, muhafazakâr, ölen papanın en azılı tenkitçisi Kardinal Raymond Leo Burke. ABD Trump’ı seçti ama Kardinallerin ABD halkıyla aynı manasızlığı göstereceğini kimse beklemez.