Biri şunun pantolonunu çeksin!
Düşük bel modası tamam, anladık. Fakat Justin Bieber’ın neredeyse dizine kadar sıyırdığı pantolonlarından da illallah arkadaş!
Coachella’da aynı, sokakta aynı. Ne zorun var arkadaş, yürüyemiyorsun resmen. Küçük de değil ha: 31 yaşında, evli, çoluk çocuk sahibi.
Zaten bir tuhaf, rahmetli Amy Winehouse’u çağrıştırıyor hâl-hareketleri. Sonu benzemesin, ne diyelim...
Enginar bahane, uyku şahane
Urla Enginar Festivali ve Sürdürülebilir Gastronomi ve Tarım konferansı için hafta sonu İzmir’deydim.
Karadeniz’in hamsiye yaptığı muamele burada enginara yapılıyor:
Enginarlı pilav, enginar şişi, lotus enginar, enginar turşusu, enginar reçeli, enginar dolması, enginar tatlısı, enginar dondurması... Ege usulü Karaciğer Bayramı. Bir fırsatınız olursa kutlamalara katılın mutlaka.
Ama asıl anlatmak istediğim, Urla’da çektiğim uyku. Belediye ve esnaf, kısıtlı imkânlarıyla festival için şehir dışından misafirler davet etmişler.
Yıldıza vursanız iki-üç yıldız ancak alabilecek 6-8 odalı bir butik otele düştüm. Odada televizyon bile yok ama her şey pırıl pırıl, çarşaflar, yastıklar sakız gibi. Yeter de artar!
Emekli bir karı-koca işletiyor. Adam eskiden çelik işiyle uğraşıyormuş. Kadın da iç mimar. Biri dışını, diğeri içini tasarlamış, bu mütevazı yeri yapmışlar birlikte.
Otel iki katlı olmasına rağmen inşaatında çelik konstrüksiyon kullanmışlar. İstanbul’daki 6.2’nin üzerine öyle güvenli bir uyku çekmişim ki değmeyin “rem”ime.
Karbon ayak izini ve atık israfını, su ve enerji tüketimini azaltmaya çalışıyorlar. Odalara bu çabalarını anlatan, “Yıllarımız ödünç” başlıklı yazılar koymuşlar.
Çok hoş bir kahvaltıları var. Beyefendi size önlüğüyle servis yapıyor. Her şeyden azıcık veriyorlar. Mesela tereyağı yaprak kadar ince. Yeşil ve siyah zeytin dörder tane. İsraf yok, isterseniz devamını getiriyorlar. Reçel falan mümkün mertebe her şeyi kendileri hazırlıyorlar. Benzin yakıp grosmarkete gitmemek için. Eğer festivale gitmeye niyetlenirseniz, “hesaplı” kontenjanından aklınızda olsun: Otel Fiori.🤭