İlk aylarda çöplerden yiyerek hayatta kaldı😏
Yolculuğunun ilk yıllarında daha çok zorlandığına dikkati çeken Bushby, şunları kaydetti:
"Yolculuğa ilk çıktığım senelerde kelimenin tam anlamıyla bir hayatta kalma mücadelesiydi; çöplerden yedim ya da yabancıların nezaketi beni hayatta tuttu çünkü hiçbir sponsorum, destekleyenim yoktu. Amerika'ya ulaştığımda insanlar beni ciddiye aldı ve küçük sponsorlar buldum. Daha sonrası biraz daha kolay oldu."
Bushby, 1998'de başladığı yolculukta ilk başlarda iletişim kurmak için internet kafe aradığını ve analog fotoğraf makinesinin olduğunu, teknolojinin gelişiminin kendisini de çok şaşırttığını söyledi.🤭
- Türkiye'de seyahat "zor" çünkü insanlar çok misafirperver
Bushby, Türkiye'yle ilgili "komik" izlenimi olduğundan bahsederek, şöyle devam etti:
"Türkiye'ye Gürcistan üzerinden girdim ve 3 aydır yürüyerek İstanbul'a ulaştım. İnsanlar tüm bu zorlukları telafi ediyor. Daha önce tanıştığım seyyahlar Türkiye'de ilerlemenin benim için zor olacağını söylemişlerdi. Evet, öyle oldu çünkü herkes sizi davet ediyor, çay, yemek vermek istiyor. Herkes konuşmak istiyor. Bunlar harika şeyler. Türkiye'de seyahat etmek harika. Türkiye'nin harika ülke olduğunu söylemişlerdi. Buna hiç şüphem yoktu ve bunu gözlerimle gördüm."
Bushby, Üsküdar Kuzguncuk'ta bir parka geldiğini ve hemen orada bulunan insanların kendisine ikramda bulunduğunu, bunun kendisini çok duygulandırdığını belirterek, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
"Bana hemen çay ve yiyecek ikram ettiler. Beni tanımıyorlar, kim olduğumu, ne yaptığımı bilmiyorlar. Bu, gündelik hayatın içinden muhteşem bir örnek. Bunu birçok ülkede göremezsiniz. Yolda bana yardım eden, evini açan, karnımı doyuran Türkiye'deki herkese teşekkür ediyorum. Umarım burada yöneticilerle konuşabilir, köprüden yürüyerek geçebilirim. İkinci seçenek de boğazı yüzerek geçmek. Umarım başarabilirim."🙄