Neye cimri, ne için bonkörüz?
Demet Sabancı Çetindoğan, Türkiye’nin bir değil, iki “varlıklı” soyadını birden taşıyan ender insanlardan.
“Banu Noyan ile En Moda” programında para harcamaya kıyamadığı şeyi açıkladı: Mum!
Bir anda yanıp, eriyip bitiyor ya. Çok acırmış muma verilen paraya.
“Belki de gençliğimden kalma bir şey” diyor:
“Hediye olarak da muma verilecek parayla başka bir şey almayı tercih ederim...”
Yani kendisi için kıyamadığı gibi, karşısındakine de kıyamıyor mum almayı.
Mum pahalı bir şey olduğu için mi? Elbette değil, hele Demet Hanım’ın imkânlarında...
İnsanların parayla ilişkilerinde böyle kısa devre yaptıkları olabiliyor.
Birçok özelliğini hiç kullanmayacak olsa bile gidip bir telefona bütçesinin çok üstünde para harcayabiliyor bir tüketici.
Ben mesela, ayakkabıya verilen paraya hiç acımam.
Artık koyacak yer kalmamacasına ayakkabı almak hiç mantıklı değil aslında. Ayrıca “Hangisini giyiyorsun ki, ayağında hep aynı ayakkabılar” diyebilirsiniz. Haklısınız ama sanki altın almışım da kenara koymuşum hissi yaratıyor işte ayakkabı.
Giymesem de ona kişisel bir sanat koleksiyonu muamelesi yapıyorum.
Eminim kendinizi biraz tartsanız, siz de ne lüzumsuz savurganlıklarınız ya da ne gereksiz pintilikleriniz olduğunu fark edeceksiniz.
Ama bırakın değişmeyi, itiraf etmesi bile çok zor değil mi?