Elektrik yoksa gerçek var mı?
Avrupa karardı. Sadece ekranlar değil, hayata da ara verildi.
İspanya’nın elektrik ihtiyacının yüzde 60’ı, beş saniyede yok oldu.
Portekiz’in bir kısmı sustu.
Fransa’nın, İspanya’nın bazı şehirlerinde saatlerce elektrikler kesildi. Metro durdu; uçaklar kalkamadı, hastaneler beklemeye alındı.
Ve biz; tüm bu olanları bir film gibi izledik.
Kıyamet senaryosu Netflix’te değil, Madrid’in göbeğinde yazıldı sanki...
Uzmanlar yeni bir kelimeyle tanıştırdı bizi...
“İndüklenmiş atmosferik titreşim...”
Yani, doğa kendi müziğini çalıyor artık.
Ve bu müzik, insanın kurduğu teknolojik senfoniye aykırı düşüyor.
Yani senkron bozulmuş oldu.
Elektrik sistemleri uyum içinde çalışamaz hale geldi.
Avrupa’nın dev enerji ağı bir anda birbirine girdi.
Bir notaya bastı atmosfer ve bütün bir kıta susmuş oldu.
Sadece bir teknik arıza değil.
Bunu bir mesaj olarak alın.
Doğa diyor ki...
“Ben hala buradayım. Sizin dijital krallığınızın üzerinde bir hakimiyetim var.”
İster ‘akıllı şehir’ kur, ister yapay zeka geliştir.
Benim bir rüzgârımla hepsi ‘aptal taş yığını’na dönebilir.
Peki bu titreşimler daha sık olursa; ya enerji şebekeleri daha fazla bozulursa?
Yapay zekalar kendi aralarında senkron sorunu yaşarsa?
İnsan eliyle yapılan sistemler, insanı dışarıda bırakmaya başlarsa?
Bugünkü kesinti bize şunu öğretiyor.
Uygarlık, çok pahalı bir oyuncak.
Ve fişi prizde unuttuğumuz sürece çalışıyor.
Ama o fiş, doğanın elinde.😶