Sadece çevreciler değil hepimiz dert etmeliyiz
İEÜ Medical Point İzmir Hastanesi’ndeki Sağlıklı Yaşam ve Fonksiyonel Tıp Ünitesi’nin başındaki Dr. Kerem Korkut’la konuştuk.
Kerem Hoca, sadece bir doktor değil; dünyayı takip eden, literatüre hakim, insanın biyolojisine bugünden değil, geleceğin penceresinden bakan biri.
Dedi ki…
“Beynimizde bir kaşık plastikle dolaşıyoruz…”
Evet, yanlış duymadınız.
Bugün ortalama bir insanın beyninde bir plastik kaşık dolusu mikroplastik var.
Daha da kötüsü; bu rakam sadece sekiz yılda yüzde 50 arttı.
İzmir’de, İstanbul’da, Tokyo’da, Paris’te; dünyanın her yerinde böyle bir tehlikeyle karşı karşıyayız.
Bu bir çevre krizi değil artık; bu bir beyin krizi.
Cevap basit; hayat tarzımız.
Günde birkaç pet şişe su; poşet çaylar, plastik kesme tahtaları, saklama kapları, polyester giysiler, konserve balık, marketteki paketli tavuk…
Hepsi yavaş yavaş birikirken, beyin dokumuza sızıyor.
Araştırmalar, damar duvarlarında ve nöronlarda plastik izine rastlıyor.
Ve işin en tehlikeli tarafı şu; demansla ilişkisi kanıtlanmaya başladı.
Hani çevre kirliliği dendiğinde insanlar hemen “ağaç katliamı”, “deniz kirliliği” diyor ya artık mesele o değil.
Zihinsel sağlığımız çok daha önemli bir konu.
Beynimizde biriken mikroplastikler, Alzheimer gibi hastalıkların potansiyel tetikleyicisi.
Yani bu konuyu sadece çevreciler değil, hepimiz dert etmeliyiz.🤨