FARKLAR MÜDAHALEYİ GECİKTİREBİLİR
Nasıl bir sıkıntı? Yanıtı şu: “Küçük depremler için önem arz etmese de büyük depremlerde kurumlar arası yaşanacak majör sapmalar acil müdahaleye geç kalınması gibi bir sorun yaratabilir.”
İKİNCİ BÜYÜK BİR DEPREM BEKLİYORUM
Dün yaşanan depremi, 23 Nisan depreminin artçısı olarak değerlendiren Prof. Dr. Pampal, “Artçılar bir süre daha devam eder. Abartılacak bir durum yok. 1-2 ay içinde sönümlenir. Başka bir bağımsız deprem olmadığı sürece” diyor, ekliyor: “İkinci büyük bir deprem bekliyorum. Zamanını bilmiyoruz ama kırılmamış segmentlerin bulunduğunu da kabul etmek gerekir. İstanbul için deprem tehlikesi geçti demek bana uygun değil.”
İSTANBUL DEPREME HAZIR DEĞİL
Dün sabaha karşı üç sularında İstanbul’un, iş dünyasının kalbi Maslak’ta bir inşaatın istinat duvarının çökmesi sonucu Eski Büyükdere Caddesi’nin bir kısmı çöktü. Olayın sabaha karşı olması şanstı, kimsenin burnu kanamadı. Sabah ise depremin ardından, Bahçelievler’de iki balkon ve Gaziosmanpaşa’da ise yine bir yol çöktü. Bu manzara, İstanbul depreme hazır mı gerçekten sorusunu sordurdu bana. Dün sabah yaşadığımız eğer büyük bir deprem olsaydı İstanbul’dan çıkabilir miydik?
Prof. Dr. Pampal net konuştu: “Asla çıkamazdık. Hiç şüphen olmasın. Yol çökmelerinin, heyelanların, binalardaki hasarların vs. nedenini depremlere bağlamak yanlış olmaz. Dinamik bir kuvvet açığa çıkıyor, titreşim yaratıyor çünkü. 23 Ekim 2011’deki 7.2 büyüklüğündeki Van Depremini hatırla. O zaman yıkılmayan Bayram Otel, 9 Kasım’daki, 5.6 büyüklüğündeki bir artçı ile yıkıldı ve 24 kişiye mezar oldu. (O depremde hayatını kaybeden arkadaşlarım, DHA muhabirleri Sebahattin Yılmaz ve Cem Emir’i rahmetle anıyorum) Dolayısıyla geçmişten ders alarak, bu ve benzeri hasarlı yapıları, yolları dahası bölgeleri, alt yapıyı tespit edebilecek, tek merkezden yönetilecek ve de talimat beklemeden harekete geçebilecek, donanımlı, eğitimli geniş bir yapılanmaya ihtiyacımız var.”