HAZİRANDA İNDİRİM BEKLENTİSİ VAR
Mevcut faiz reel getiri imkânı da barındırıyor. Hali hazırda yıllık enflasyon yüzde 38.1 olarak görülüyor. Döviz kurlarındaki yükselişle kur geçişkenliğine bağlı olarak bir miktar daha yükselmesi olasıdır. Ancak halen yıllık enflasyon beklentileri yüzde 30 civarında şekilleniyor. Gerek tahvil gerekse mevduat faiz oranları bu oranın üzerinde. Mevduat faizinde stopaj olsa da “risksiz” getiri söz konusu. Faizler bu seviyesini daha ne kadar koruyabilir sorusu bu noktada önem kazanıyor.
Piyasada haziran sonrası için TCMB’den faiz indirim beklentileri dillendiriliyor. Ancak faiz kararı verilirken iç ve dış piyasalarda o günün şartları önemli olacak. Yüksek faiz yatırım tercihlerinde önemli bir referans olduğu kadar borsa için de ciddi bir alternatif. Aynı zamanda reel ekonomi için de benzer şeyleri söylemek mümkün. Tüketici talebini baskılarken ekonomide büyümeyi yavaşlatıp kredi faizleriyle maliyetleri artırıyor. Bu da arz enflasyonu demek. Geçtiğimiz günlerde Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç’ın, “Yüzde 60’ların üzerine çıkan bir kredi maliyeti ile sanayicinin, bırakın yatırım yapmayı, üretimine devam edebilmesi bile mümkün değil” açıklaması kayda değer. Özetle, faizlerin düşmesi herkesin hayrına bir durum. Ona şüphe yok da nasıl ve ne zaman olacağı konusu belirsiz.