Baharın müjdecisi Hıdrellez
İşte bugün resmi olarak bahar geldi. Çünkü bugün günlerden Hıdrellez... Yüzyıllardır olduğu gibi, Anadolu ve Balkanlar’da her yıl 5-6 Mayıs tarihlerinde büyük bir coşkuyla kutlanıyor. Hızır ve İlyas peygamberlerin buluştuğu gün olduğuna ve beraberce bolluk, bereket, sağlık dağıttıkları, tüm dilekleri gerçekleştirdiklerine inanılan Hıdrellez, ‘UNESCO, Somut Olmayan Kültürel Miraslar Listesi’ne girmeyi başaran ve baharın müjdecisi olarak kutlanan bir bayram, bir gelenek aslında. Peki nasıl ortaya çıktı bu gelenek? Dünden bugüne nasıl aktarıldı? Galatasaray Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Faik Demir ile konuştum.
ANADOLU’YA AİT BİR GELENEK, KUTLAMA
Hıdrellez, Koleda (Cadılar bayramı) gibi bayramları, tahtaya üç kez vurma, kurşun dökme, lohusa şerbeti dağıtma gibi ritüelleri araştırmış, kitaplar çıkarmış ender akademisyenlerden, Doç. Dr. Ali Faik Demir. Peki, “Nereden çıktı bu Hıdrellez?” sorusuna “Kul yetişmeyince Hızır yetişmez” ya da “Yetiş ya Hızır” deyimlerinin toplumumuzda ne kadar çok kullanıldığını hatırlatarak, şu yanıtı veriyor: “Buradaki Hızır, aslında Hıdır. Yeşili, suyu, doğayı temsil ediyor. Ellez de İlyas. O da toprağı temsil etmekte. Hıdrellez ise zaman içinde Hızır ve İlyas kelimelerinin birleşmesinden türemiş bir kültür aslında. Hızır ve İlyas’ın buluşması, toprak ve suyu buluşturabilmek anlamına geliyor.”