Açık kapılı siyaset dilini önemsiyorum
İZMİR için uzun zamandır konuşulan, tartışılan, beklenen bir konu var: İnciraltı…
Kentin hem akciğeri sayılan hem de yıllardır planlama karmaşası içinde kalan bu bölgeyle ilgili Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın ne söyleyeceği merak konusuydu.
Tugay açık konuştu.
“Burasının tarım alanı olarak kalmasının artık gerçekçi olmadığını başından beri söylüyorum” dedi.
Bu netlik önemli.
Çünkü bu mesele sadece teknik bir planlama işi değil, aynı zamanda kent vizyonu, doğayla uyum ve merkezi yönetimle diyalog meselesi.
Tugay planla ilgili olumlu bulduğu noktaları saklamadı, tereddüt ettiği başlıkları da doğrudan paylaştı.
“Korunması gereken alanlar korunmalı” dedi.
“Yapılaşma olacaksa, bu kente yeni yük getirmeden, doğayla kavga etmeden yapılmalı” dedi.
Ve en önemlisi, “Bakanlıkla konuşacağız. Bazı düzeltme taleplerimiz olacak” dedi.
Ben bu yaklaşımı önemsiyorum.
Çünkü siyaset dediğiniz şey bağırarak değil, konuşarak yapılır.
Kentlerin geleceği böyle sağduyulu, açık kapılı bir siyaset diliyle şekillenmeli.
İnciraltı sadece İzmir’in meselesi değil.
Bu planlama Türkiye’nin en önemli şehirlerinden birinin doğayla, tarımla, kentleşmeyle olan ilişkisinin bir sınavı.
Bu yüzden merkezi hükümetle yerel yönetimin birlikte çalışması doğru olandır.🫣