😬 Keşke daha çok gastronomi ailesi turizme girse
Gastronomi konusunda şanslı bir coğrafyadayız.
Ülkemize gelen turistler doğal, tarihi, kültürel güzelliklerin yanında mutfağımıza da âşık olup dönüyorlar.
Ama İtalya, İspanya, Yunanistan gibi rakiplerimiz de bu konuda dişli.
Hafta içi Antalya’daki Titanic Mardan Palace’a gittim. Bu otelin 2009’daki açılışına da katılmış; Paris Hilton’la bile dans etmiştim.
Avrupa’nın ilk 7 yıldızlı oteli başlığıyla sadece Türk basınında değil dünya medyasında da yer almıştı.
Dile kolay: Sharon Stone, Richard Gere, Paris Hilton, Mariah Carey, Monica Bellucci gibi dünya ünlüleri aynı gecede, Türkiye’de buluşmuşlardı.
Kişisel olarak asla unutmam ama bugün o açılışı kaç kişi hatırlıyor?
Titanic Mardan Palace’ı artık Berlin’in imza restoranlarından Hasır’ın sahibi Aygün Ailesi işletiyor.
Bütün o şaşaa ve debdebenin yanına gastronomiden getirdikleri know how’ı da koymuşlar.
Öyle ki açık büfede bile karşınıza değme restoranda yiyemeyeceğiniz bir lahmacun çıkabiliyor mesela.
Benzer bir aile hikâyesini Kuşadası turizminin sembollerinden Club Marvy’de gözlemliyoruz.
Marvy, sanat ve gastronomiyi bir araya getirdiği etkinlikleriyle meşhur. Aslen çiftçilik kökenli olan Tonbul Ailesi, topraktan, üründen ve onu en iyi şekilde değerlendirmekten gelen gustosunu turizme tatbik ediyor.
Her yılın belli zamanında yaptıkları bollama yemekleri var mesela.
Bollama, Toroslar’da oğlaktan yapılan geleneksel bir yemek.
100-150 kişilik uzun bir masa kuruluyor, ailenin en yaşlı kadını dev kazanın başına geçip konuklar için bollama pişiriyor.
Ailede zaten var olan ve kuşaklardan kuşağa aktarılan bir zenginlik.
Gastronomi-turizm arasındaki en kısa mesafeye bir başka örnek Güneydoğu, Mardin’den: Benzer bir ilişkiyi Türkiye’nin en bilinen kadın şeflerinden Ebru Baykara Demir ile bütün bölgenin en ikonik yerlerinden Cercis Konağı arasında kurmak mümkün.
Dünyada da bu iş böyle. İstanbul’da da bir şubesi bulunan ünlü otel zinciri Soho House... Aslında Londra’da bir restoran-kulüp olarak doğdu.
Hakeza ünlü Mama Shelter zinciri... Fransız şef Alain Senderens ve oğlu tarafından kuruldu.İtalyan Ferragamo Ailesi özünde gıda ve şarap üreticisiydi. Kurdukları otel Il Barro bugün Toscana’nın en lüks agro-turizm oteli.
Şef Nobu Matsuhisa’nın ünlü restoranına dayanan Nobu Hospitality de Uzakdoğu, Japonya’dan bir örnek.
◊ Temenni: Keşke gastronomi alanında deneyime sahip daha çok aile turizme girse. Anlaşılan o ki şeflerin tayininden ürünlerin seçimine, sunumuna kadar zaten sahip oldukları bir birikimi turizme de yansıtabiliyorlar böylece.