'İNDİRİMLER' CEZASIZLIK ALGISINI VE ERKEKLERİ GÜÇLENDİRİYOR
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu temsilcilerden Zülal Buruşoğlu da kadına yönelik şiddettin kanunların yetersizliğinden değil uygulamadaki eksikliklerden kaynaklandığının söylüyor ve diyor ki: “6284 sayılı yasa şiddeti daha yaşanmadan bile önlemeye yönelik maddelere sahip. Fakat uygulamalar yönünden, ‘erkek egemen’ bir zihniyet var. Bahar Aksu cinayetinde de olduğu gibi; kadınların şikayetleri ya yeterince dikkate alınmıyor ya uzaklaştırma kararının yok sayılması gibi ihlaller cezasız kalıyor ya caydırıcı ya da yanlış bilgilendirme sebebiyle kadınlar daha şikâyet bile edemeden karakolda gönderiliyorlar ya da ücretsiz ve nitelikli hukuki destek ile sosyal yardım, sığınma konusunda sıkıntılar yaşıyorlar. Bu gibi durumlar da failleri daha da güçlendiriyor.”
ÜSTÜNÜ ÖRTME GİBİ BİR YAKLAŞIM VAR
“Yanı sıra faillere, ‘iyi hal’, ‘haksız tahrik’ gibi indirimler verilmesi de ‘cezasızlık’ kültürünü besliyor ve ‘İstediğimi yaparım, bana da bir şey olmaz’ gibi bir algıya sebep oluyor. Bakınız, Pınar Gültekin davası. Bu dava, ‘emsal’ olması açısından çok önemliydi. Fakat mahkeme ağırlaştırılmış müebbet cezasını 23 yıla düşürdü, Yargıtay’da onayladı. Bu ve benzeri ‘haksız’ kararlar, erkekleri güçlendirdiği gibi başka mahkeme kararlarına da örnek olmakta. Son dönemlerde, ‘aile’ yılı da ilan edildikten sonra- kollukta ve yargıda, özellikle de kadın ve çocuklara yönelik davalarda ‘üstünü örtme’ gibi bir yaklaşım var. Kadın yerine aileye odaklanılması, kadın yerine ailenin korunması biz kadınların yaşam hakkını daha büyük bir tehdit altına sokuyor.