BİZ DEĞİŞTİRMİŞTİK
Katamaranı olan bir kaptan olarak ben bu ihtimali tahmin etmiştim.
Çünkü yıllar önce Fountain Pajot yönetiminden uyarı almıştık.
Diyordu ki:
“İskele ve sancak tahliye çıkışlarındaki cam ve çerçevede sorun var. Değiştireceğiz.”
Ardından yeni çerçeveler, düzenekler geldi, değiştirildi.”
İşte OZİ teknesinin batış nedeni de budur.
Bunu da Özkan, bir video ile detaylı olarak açıklıyor.
Düşünebiliyor musunuz?
Bir büyük denizcilik markası size katamaran satıyor. Siz ona güvenip denize çıkıyorsunuz. Ve şirketin teknik hatası ve ihmali yüzünden batıyorsunuz.
Özkan bunları açıkça anlatıyor.
ÖLÜMDEN DÖNMÜŞLERDİ
Özkan ve Özlem’in başına gelen bu feci olay üzerine birkaç yazı yazmıştım. Olayı hatırlatmak amacıyla bir bölümü buraya alıyorum.
Özlem şöyle diyordu:
“Planımız tropik kuşakta daima batıya gitmek, Kızıldeniz yerine Ümit Burnu’na Güney Afrika’ya yönelmek var aklımızda. 6-7 yıl sürecek bir rotada daima batı diyebiliriz. Kasırga sezonu başladı Karayipler’de. Biz de kasırgalardan kaça kaça Karayipler’in tadını çıkarmaya çalışacağız. Yıllardır hayalini kuruyorduk.”
Yaptılar da... Atlantik Okyanusu’nu geçtiler.... Karayipler... Devam ettiler.
Yıllar geçti. Sonrasında Özlem şöyle diyordu: “Teknemizin bakımlarını yaparken Orta Amerika’yı gezeceğiz. Pasifik öncesinde Guatemala, Meksika, Küba, Kolombiya gibi yerleri görmek istiyoruz.”
KOLOMBİYA SAATİYLE OZİ’YE EN ACI VEDA
Ne garip bir tesadüftür ki;
Özlem, ‘görmek istediğimiz yerler’ diye sıraladığı Kolombiya’dan şöyle bir mesaj gönderdi: “Sevgili dostlar merhaba. Size bir iyi bir de kötü haberimiz var. İyi haber üçümüz de hayattayız ve yaşıyoruz. Kötü haber, sevgili kızımız Ozi’ye (tekneleri) veda etmek zorunda kaldık. 18 Ocak sabah 06.30 civarı Santa Marta limanından ayrıldık. Hedefimiz Puerto Volero’ya gitmekti. Hedef limana 17 mil kala Kolombiya saatiyle 12.30 gibi kıyıya 12 mil mesafede Ozi’yi terk ettik. Sıkıntılı bir süreç yaşıyoruz. Sevgili dostlar süreci zorlaştırmamanızı, yanımızda olmanızı temenni ediyorum.”
Özlem’in mesajı böyleydi.
Yani diyordu ki, “Lütfen, ‘Ne oldu da tekneyi terk ettiniz?’ diye bize sormayın.”
Sonra Özkan anlatıyor:
“Teknenin çok hızlı bir şekilde su almasından dolayı cansalı ve botu kullanarak tekneyi terk etme kararı verdim. Eğer oradan geçen gemiye ulaşamasaydık hayatımızı kaybetmiştik.”Kolombiya sahillerinde iki Türk denizci tekneleri su almaya başlayınca cansalı ve botlarıyla denize atlıyorlar.
Can pazarı saatler...
Bilinmedik bir denizde. Bilinmedik bir ülkede. Dalgalar. Tekneniz gitmiş.
Neyse ki oradan geçen bir gemi onları görüyor. Ardından Kolombiya sahil güvenliği. Ve kurtuluyorlar.
Hava kararsa kardeşlerimiz, denizlerde yaşanan felaket filmlerindeki o sahnelerden birisine düşeceklerdi. Allah korudu.
İnsanın teknesini kaybetmesi ne demektir bunu en iyi denizciler bilir.
Bu acıyı hayallerine yelken açanlar bilir.
Denizci için tekne evdir. Evin ötesidir, evin rüzgâra adandığı yerdir, evin dalgaya ritim olduğu yerdir.
O yüzden onlara bütün kalbimle geçmiş olsun diyorum.
Ozi’de de oturmuşluğum var. Sevgili Ozi’ye de denizlerin ölümsüz hayatını diliyorum. Ama sonuçta, ‘teknelerine ne olduğu’ sorusunun cevabını bütün denizciler merak edecek. Çünkü böyle gezilerde denizciler başlarına gelenleri ayrıntılarıyla anlatırlar ki;
Diğer denizcilere ders olsun. Tecrübe olsun.”