FİYAT TAKTİĞİ DE OLABİLİR
Nasıl farklı? “Basit anlatımıyla; bir ülkede patatesin fazla tüketildiğini varsayalım. Toplam pestisit limitini düşürmek için o ülkede patatese uygulanan bilimsel oran, diğer ülkelere göre daha düşük olabilir” diyor Akdağ. AB için tek limit uygulanıyor olsa da her ülkenin farklı limitleri olduğunu hatırlatarak, devam ediyor: “Dolayısıyla ‘Benim asıl limitim bu’ denilerek ürünler geri gönderilebilir. Bunun ticari bir kaygı; fiyatı düşürmek, piyasayı kırmak vs. ile yapılması da gayet mümkündür.”
NASIL DENETLENİYOR
“Türkiye’ye giren ve bizden çıkan her üründen, rastgele olacak şekilde örnekler alınır ve alınan bu örnekler laboratuvar ortamında testlerden geçer. Bu arada bir partideki bir kutu üründe sıkıntı olsa ve diğerlerinde olmasa dahi o parti tamamen geri gönderilir. Oysa o bir kutu ürün yolda nemden dolayı küflenmiş, aflatoksini artmış olabilir. Ancak yine de tüm parti iptal
edilir.”
DÖNENLERİ YEMİYORUZ AMA BİR ŞARTLA...
Peki, sınırdan dönen o ürünleri biz mi yiyoruz? Akdağ, “Piyasaya sürülmez, imha edilir. Yani biz yemiyoruz. Ancak bu noktada bir kafa karışıklığı var. Dönen ürünler eğer regülasyonumuza uyuyorsa tüketilmesinde de sorun yoktur” yorumunu yaparak, diyor ki: AÇIK ÜRÜNLER DAHA TEHLİKELİ
“Herkesin gözü sınırda, dönen ürünlerde. Fakat şunu atlıyoruz. Eğer bir ürün ihraç edildiyse, kuvvetle muhtemel o ürünün devamı zaten iç piyasaya sürülmüştür. Yani kapıdan döneni yemesek de iç pazarda aynısını yiyor olma ihtimalimiz yüksek. Pazarda; özellikle de açıkta satılan kuruyemiş ve baharatlar, salçalar, aktarlarda satılan çay ve bitkisel karışımlar, sokakta satılan açık sütler inan daha tehlikeli.”
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) bilgilendirmesine göre, pestisit ve benzeri kimyasallar böbrek, kemik ve akciğer ile çocuklarda solunum yolu ve nörolojik rahatsızlıklar, hormonal ve üreme sistemi bozukluklarına yol açabilir. Tarım ve Orman Bakanlığı ise aflatoksini, “kuvvetli zehir ve kanserojen maddeler” olarak tanımlıyor.😮💨