ETKİN DENETİM VE BİLİNÇLENDİRME ŞART
Peki çözümü ne bu işin? Hem çiftçi kar edecek hem de tüketicinin sağlığı nasıl korunacak? Cevabı şu: “Ekilen ilk tohumdan tut da sulama yöntemlerine, bitki koruma ve hasada kadar ‘uygun tarım’ yapılması, bunun için de etkin tarım politikalarının uygulanması şart. Sadece sayısının değil nitelikli denetimlerin arttırılması, Gıda Mühendisi istihdamının çoğaltılması da gerekmekte. Gıda enflasyonu böylesi yüksekken ve maalesef tüketici tarafından da talep var olduğu sürece riskli, açık ve kontrolsüz ürünler piyasada var olmaya devam edecektir. Dolayısıyla zor olsa da talebi, tüketiciyi bilinçlendirerek daha mantıklı bir noktaya çekmek zorundayız.”
SİRKELİ SUDA BEKLETMEK DE KAYNATMAK DA ÇÖZÜM DEĞİL
Akdağ, aflatoksinin nemli ve ılık ortamlarda ürediğine dikkat çekerek, şu örnekleri veriyor: “Mesela evde baharatlarımızı tezgâhta, kuru olmayan yerlerde muhafaza etmek, elimizle aflatoksin üretip, yediğimiz anlamına gelir. Ya da sokaktan çiğ süt aldınız ve güzelce kaynattınız... Aflatoksini yok edemezsiniz. Özünde varsa kaynamakla geçmez. Sebzeleri, yeşillikleri sirkeli suda bekletiniz... O da çözüm değil. Hatta üzülerek söyleyeyim sirke, bazı pestisitlerin etkisini arttırıyor. Çamaşır suyuna batırmak, sabunla yıkamak da riski azaltmak yerine arttırır.
Tek çözüm; Hastalık Koruma ve Kontrol Merkezi’nin (CDC) de ilk önerisi, akan su altında tüm yeşillikleri bolca yıkamaktır. Sert meyve sebzeler için meyve-sebze ovma fırçası kullanılabilir.”😙