Üyelikli kulüp olacak
Arazi içinde adeta bir biblo gibi duran 1872’de inşa edilmiş tarihi köşk, otelin göz bebeği.
1999 yılındaki depremde yanan köşkü Akdağ Ailesi, Finlandiya’dan özel kütükler getirip orjinaline sadık kalarak inşa ettirmiş.
Bahri Akdağ’ın lise ve üniversite eğitimini İngiltere’de tamamlayıp ülkenin meşhur müzayede evi Sotheby’s’de sanat üzerine yüksek lisans yapan kızı Mina Akdağ ile köşkü gezdim.
İtalya’da 3 yıl yaşayan ve orada sanat üzerine üyelikli bir kulüp kuran Akdağ’ın tüm bu deneyimleri konağın restorasyonuna ve gelecek planlarına da yansımış.
Akdağ Grand Mansion Members Club ismiyle sadece üyelere özel hizmet vermesi planlanan tarihi köşk, hem Osmanlı hem de İngiliz tarzında döşenmiş odaları, etkinlik alanları, şarap mahzeni, parfüm atölyesi ve mermer havuz alanıyla farklı bir mekânda olduğunuzu hissettirir nitelikte.
Otelin ana restoranı olan ve İtalyan lezzetleri sunan EMA’s, aslında Akdağ Ailesi’nin büyük dedesi, ünlü iş insanı Erdoğan Mustafa Akdağ’ın isminin başharflerini taşıyor. Sahildeki KREB’s Beach and Yatch Club Lounge ise tekne sahiplerinin günlük uğrayabileceği, keza kumsal keyfi yapan otel misafirlerinin yaz lezzetleri bulabileceği St. Tropez’deki sahil restoranlarını anımsatan bir mekân.