Turizmi endüstriye dönüştürmek
BUGÜN Bodrum’un önünde çok net bir yol var.
Yatırıma, inovasyona, planlamaya, sürdürülebilirliğe dayalı bir turizm endüstrisi kurmak.
Çünkü bu şehir artık bir coğrafya değil, bir değer zinciri.
O yüzden Başkan Mandalinci’nin yaptığı sadece belediyecilik değil, aslında bir kalkınma planı.
Sadece şezlong koymak değil, şehir mühendisliği yapmak istiyor.
Ve Bodrum artık bu çapta konuşulmayı hak ediyor.
Bodrum, Türkiye’nin Akdeniz’deki vitrinidir.
Ama artık vitrinin tozunu almak yetmez.
O vitrine içerik koymak, değer üretmek, kalite taşımak gerekir.
Çünkü Bodrum bu hikâyeyi çok daha büyük bir geleceğe dönüştürebilir.
Mandalinci’nin bir hedefi var.
Turizmi endüstriye dönüştürmek, sürdürülebilir bir turizm yaratmak…
Takip ediyoruz.
Önce Aya Nikola sonra Gümbet Yel Değirmenleri
SAMİMİYETLE söyleyeyim.
Bodrum gibi bir yerin bu projeyi çok daha önce tamamlaması gerekirdi.
Ama kabul edelim, bu ülkede kültür her zaman listenin alt sıralarında olur.
Yıkım ve inşaat kolaydır.
Ama geçmişi yaşatmak özen ister.
Mandalinci diyor ki:
“Aya Nikola kültürel etkinliklere ev sahipliği yapacak bir müze olacak.”
Devletle, sponsorlarla birlikte bir ortak akıl projesi.
Bu yaklaşım bile başlı başına alkışı hak ediyor.
Turizm Bakanı Mehmet Ersoy’a projesini anlatmış, çok beğenmiş, yakında dosyasını alıp bir kez daha Ankara’ya gedecek başkan…
Restorasyon sadece taşları korumak değildir.
Bir kentin vicdanını, hafızasını, saygısını da korumaktır.
Aya Nikola’yı yaşatmak, aslında Bodrum’un çok kültürlü geçmişine, hoşgörü mirasına sadece turistik değil, entelektüel bir kimliğe sahip olduğuna dair bir hatırlatmadır.
Sırada Gümbet Yel Değirmenleri var.
Mandalinci, aynı özenle burayı da dönüştürmeye çalışıyor.
Bodrum’un bugüne kadar en çok unuttuğu şey geçmişiydi.
Ve şimdi o geçmişin taşları tek tek yerinden kaldırılıp parlatılıyor.
Bodrum’un imara değil, imgeye ihtiyacı var.
Mandalinci’nin bu dönemde bu projeleri bitirirse büyük iş olur.