Kritik mineraller dünyasının mutlak hakimi ise Çin. Çin, analiz edilen 20 mineralin 19’unda lider rafinajcı konumunda ve ortalama yüzde 70’lik pazar payına sahip. Bakır, lityum, nikel, kobalt, grafit ve nadir toprak elementleri için ilk üç üreticinin toplam pazar payı 2020’de yaklaşık yüzde 82 iken, 2024’te yüzde 86’ya yükseldi. Ayrıca, bu 15 mineralin fiyat dalgalanması, petroldeki dalgalanmadan daha yüksek. IEA Başkanı Fatih Birol bu kritik rapordaki ayrıntıları Hürriyet’e anlattı.
RAFİNERİLER ELİNDE
Minerallere sadece maden gözüyle bakıldığına ancak aslında işin rafineri boyutunun daha önemli olduğuna dikkat çeken IEA Başkanı Fatih Birol şunları söyledi:
“Madeni rafine etmezseniz hiçbir işe yaramaz. Çin incelediğimiz 20 kritik madenin 19’unda lider rafineci. 20 yıldır bu işe yatırım yapıyor. Nikel ve kobalt minaralinin sadece yüzde 5’i Çin’den çıkıyor ama rafineride mutlak hakim Çin. Avustralya lityumun yüzde 35’ini üretiyor ancak sadece yüzde 2’sini kendi rafinerisinde işliyor. Kalanı Çin’e satıyor.”
“Yüksek jeopolitik gerilimlerin yaşandığı bir dünyada, kritik mineraller küresel enerji ve ekonomik güvenliğin korunmasında ön cephede yer alıyor” diyen Birol, şöyle devam etti:“Bu kritik mineraller olmadan artık robot, uçak, dron, yapay zekâ yapmak, teknolojik ürün üretmek imkânsız. Dünya tüm bu minerallerde Çin’e bağımlı durumda. Düşünün bir mineralde ‘ihracatı 6 ay kısıtladım’ dese dünyada koskoca bir sektörü durdurabilir güce sahip.”