KRİTİK MİNERALLER RAPORUNDAN SATIR BAŞLARI
Günümüzde kritik mineral piyasaları iyi tedarik ediliyor gibi görünse ve fiyatlar 2021-2022’deki zirvelere kıyasla önemli ölçüde düşmüş olsa da 2025 Küresel Kritik Mineraller Görünümü raporu, arz kesintisi risklerinin ciddi anlamda arttığını ortaya koyuyor. Bu artışın nedenleri olarak da birkaç ülkenin elinde artan arz yoğunlaşması ile ihracat kısıtlamalarının yayılması gösteriliyor.
- Rapor, özellikle rafinaj ve işleme süreçlerinde olmak üzere, kritik mineral piyasalarının daha az değil daha fazla yoğunlaştığını tespit ediyor. Rapora göre bakır, lityum, nikel, kobalt, grafit ve nadir toprak elementlerinde, ilk üç üreticinin ortalama pazar payı 2020’de yaklaşık yüzde 82 iken, 2024’te yüzde 86’ya çıktı. Bu büyüme neredeyse tamamen tek bir tedarikçiden kaynaklanıyor: Nikel için Endonezya, diğer tüm mineraller için de Çin.
- IEA’nın ilan edilen projelere ilişkin yaptığı detaylı analiz, kritik mineral tedarik zincirlerinin çeşitlendirilmesine yönelik ilerlemenin yavaş olacağını gösteriyor. Mevcut politika ayarları ve yatırım eğilimlerine göre, önümüzdeki 10 yıl içinde ilk üç tedarikçinin ortalama pazar payında yalnızca sınırlı bir düşüş öngörülüyor.
- Hızla artan talebe rağmen Çin, Endonezya ve Afrika’nın bazı bölgelerinin öncülüğündeki büyük arz artışları, özellikle batarya metallerinde fiyatlar üzerinde baskı oluşturdu. Ancak rapor, bakır piyasalarının karşı karşıya olduğu büyük risklere dikkat çekiyor. Ülkeler elektrik altyapılarını genişletmeye çalıştıkça, mevcut bakır madeni proje portföyü 2035 itibarıyla yüzde 30’luk bir arz açığına işaret ediyor.
- Artan ihracat kısıtlamaları da arz güvenliğini etkileyebilir. Rapora göre, enerjiyle ilgili stratejik 20 mineralden oluşan bir sepetin yüzde 55’i artık bir tür ihracat kontrolüne tabi. Bu minerallerin bir kısmı bu raporda ilk kez analiz ediliyor.
- Raporda analiz edilen 20 enerjiyle ilgili stratejik mineralin genişletilmiş değerlendirmesi, bazı minerallerin pazar büyüklükleri küçük olsa da, yaşanabilecek kesintilerin büyük ekonomik etkiler yaratabileceğini ortaya koyuyor. Çin, analiz edilen 20 mineralin 19’unda lider rafinajcı konumunda ve ortalama yüzde 70’lik bir pazar payına sahip.
- Rapor ayrıca, geleneksel nikel bazlı lityum-iyon pillerle rekabet eden LFP ve sodyum-iyon gibi yeni batarya teknolojilerinin tedarik zincirlerini de inceliyor. Rapora göre, bu teknolojiler halen yüksek yoğunlaşma riskleri taşıyor; çünkü Çin, mangan sülfat ve fosforik asit gibi hayati malzeme bileşenlerinin tedarik zincirlerini kontrol ediyor.
- Mevcut kritik mineral piyasaları yeterli arz sağlıyor gibi görünmesine rağmen, arzın birkaç ülkeye yoğunlaşması ve ihracat kısıtlamalarının yayılması nedeniyle acı verici kesintiler yaşanabileceği uyarısında bulunuluyor.
- IEA’nın raporu, enerjiyle ilgili kilit minerallerin arz, talep, yatırım ve diğer yönleri hakkında en son veri ve analizleri sunuyor. Ayrıca, yüksek teknoloji, havacılık ve ileri üretim sektörlerinde hayati roller oynayan daha geniş bir yelpazedeki enerjiyle ilgili stratejik minerallerin analizini de ilk kez içeriyor.
- IEA, ülkelerin enerji güvenliğini sağlamak için kritik minerallerin tedarik zincirlerini çeşitlendirmeleri gerektiğini vurguluyor. Bu, yeni projelerin hızla hayata geçirilmesi, geri dönüşümün artırılması ve alternatif metallerin kullanımı gibi stratejileri içeriyor.🤨