Deniz, alıştığınız mavi rengini güneşten alır, ama güneş olmasa da denizi gerçekte deniz olduğu için sevmez miyiz? Sevdiğiniz renk gittiğinde, dalgasıyla, kokusu ve sesiyle hala kalbinizdeki deniz değil midir? Ağaç yapraklarını döküp gölgesini üstünüzden çektiğinde, gövdesiyle, köküyle, varlığıyla hala sevdiğiniz ağaç değil midir? Neden insanlar için bunu beceremezsiniz?
Eski bir Japon çizgi filmi kahramanı ulu kaleci Genzo Wakabayashi demiş ya, “Konuşmasan da derdini anlatırsın, ama kalbindeki kekemelik uzun sürer”. Neden kendini anlatmaya ihtiyacı olan kalpleri kekeme bırakıp sadece ve sadece kendi kalbinizin sesini duyarsınız?
Bu kadar bencil olmak için içinizdeki ve dışınızdaki kaç çocuğu öldürdünüz?🫢