BAĞDAT ANLAŞMAYI TANIMADI
Şimdi gelelim kaosun çıktığı yere...
Açıklamadan saatler sonra Irak merkezi hükümetinden keskin bir çıkış:
“Bu anlaşmayı anayasa ve yargı kararlarına aykırı bularak reddediyoruz.”
Ne olacak şimdi?
ABD’li şirketlerle imzalanmış 110 milyar dolarlık bir anlaşma.
Acaba Washington’ın onayı var mı?
Barzani orada olduğuna göre var.
Ama Bağdat, yani merkezi hükümet Erbil’in anlaşmasını tanımıyor.
İşte sözünü ettiğim “özerk ya da federal kaos” budur.
Böyle devlet yönetilir mi?
Birileri istedikleri an, araya dinamiti koyuverir.
Şimdi daha net anlaşılmıyor mu?
Cumhuriyetimizin neden üniter bir yapıyla kurulduğu.
Bu barış sürecinde karnından “özerk”lik gurultuları gelenlere hatırlatıyorum,
Bu coğrafya kaosa en kolay zemin bulan bir coğrafyadır.
Hassasiyetleri vardır.
Özellikle egemen güçlerin kolayca oyun sahası bulacakları bir coğrafyadır.
Yüzlerce yıldır bu oyun oynanır.
Dikkat edin Ortadoğu haritasında, körfez ülkelerinde sınırlar dümdüzdür.
Neden?
Çünkü egemen güçlerin cetvelleriyle çizilmiştir.
Bağımsızlıklarını bizim gibi kanla almamışlardır.
Yalnız üniter yapı değil.
Bu coğrafyada milli kurtuluş mücadelesi vermiş tek milletiz biz.
İşte Irak’ta yaşanan “özerk kaos” örneği bunun için önemlidir.
Suriye’de benzeri bir yapı için nabız yoklayanlar var. O nedenle Türkiye SDG/YPG yapılanmasının Suriye’de özerklik arayışına sert tepki veriyor.
Evet;
Fitneye, fesata dikkat etmek gerekiyor.
Barış sürecinde ayrışmayı değil, kucaklaşmayı, kardeşliği öne çıkartmanın önemi buradadır.
Her birimiz aynı fikirde olmayabiliriz.
Ama aynı kalp ve kardeşlik mesafesinde olduğumuzu bilsek yeter.