GİLGAMEŞ’İN GÖRKEMLİ YOLCULUĞU
BU yıl 16’ıncısı düzenlenen Uluslararası İstanbul Opera ve Bale Festivali doyurucu ve göz alıcı programı kadar saygı duruşu niteliğindeki özel projeleriyle de dikkat çekiyor.
10 Mayıs tarihindeki açılışı bir gala konseriyle yapıldı ve dünya sahnelerinin büyük divası Leyla Gencer’e adanmıştı. Gencer’in ölüm yıldönümüne denk gelen konserde sahne alan sanatçılar ağırlıklı olarak bugüne kadar Leyla Gencer Şan Yarışması’nda ödül alan isimlerinden oluşuyordu.
Bu yılın festival açısından bir diğer önemli olayı ise Ahmet Adnan Saygun’un Gilgameş Operası’nın sahnelenmesiydi. Çok sesli Türk müziğinin yaratılmasında önemli bir rol üstlenen Saygun’un 1962 yılında bestelemeye başladığı ve 1983 yılında tamamladığı üç perdelik epik dramı tozlu raflardan sahneye ilk kez iniyordu.
Ahmet Adnan Saygun’un antik Mezopotamya’dan günümüze ulaşan, M.Ö. 7. yüzyılda yazıldığı tahmin edilen bu en eski destandan yola çıkarak bestelediği eser Urug Kralı Gılgamış’ın önce hasmı sonra dostu Enkidu’nun tanrılar tarafından öldürülmesi ve sonrasında yaşadığı maceraları konu alıyor. Ölümsüzlüğün sırrını arayan Gılgamış, insanın tanrılaşmasındansa tanrının insanlaşmasının çok daha önemli olduğunun farkına vararak insan-ı kâmil olmanın erdemine ulaşıyor.
Saygun’un antik çağların tınılarına da yer verdiği müziği ve danslarla renklendirdiği anlatımı eseri operadan farklı bir boyuta taşıyor.�Caner Akın’ın teknoloji ile sahne tekniklerini harmanlayarak eseri sahneye koyması, yapay zeka destekli görsel efektlerin kullanılması eserin görkemini önemli ölçüde artırmış.
Gilgameş Operası’nın prömiyerinde İstanbul Devlet Opera ve Balesi Orkestrası’nı İbrahim Yazıcı yönetti. Dekor tasarımı Efter Tunç, kostüm tasarımı Gizem Betil, Işık tasarımı Cem Yılmazer, video tasarımı Aisha Hajiyeva, koreografisi Deniz Özaydın imzalı eserde, İDOB Korosu’nun şefi Volkan Akkoç’tu.