Drau Nehri kıyısında hüzünlü mayıs
11 Şubat 1945’te, Yalta Konferansı’nda bir anlaşma yapıldı. Stalin, Sovyetler Birliği’nden bir şekilde kaçanların hepsini geri istiyordu. İngilizler, iade anlaşmasını 28 Mayıs - 1 Haziran 1945 arasında uyguladılar. İade edilenlerin çoğu, gözümüzün önündeki demiryolu ile gönderildiler. Nereye? Sibirya’ya. İçlerinden “suçlu” görülenler ya da görülmek istenenler kurşuna dizildiler. Bu akıbete uğramayanlar -özellikle kadın, çocuk ve yaşlılar- kendilerini Drau Nehri’nin azgın akıntısına bıraktılar. Bu tarihi facia hâlâ dillerde dolaşıyor.
PAZARTESİ günü erkenden İstanbul’dan Ljubljana’ya uçtum. Kuzey Kafkasyalılar ve özellikle Karaşaylıların tertiplediği bir anma törenine katılacaktık. Tarihi olayları izlemeyi bilen basın mensuplarımızın başında gelen Pelin Çift de Kafkas Vakfı’nın organize ettiği bu heyetteydi. İki saat sonra Ljubljana’dan Karintiya’ya (Kärnten) hareket ettik. Avusturya - İtalya sınırında, Drau Nehri kıyısındaki “Irschen” adlı köydeydik. Karşımızda Avusturya Alpleri uzanıyor, karlar eriyor; debisi yüksek, azgın Drau Irmağı akıyordu. Biraz ötede Tuna’ya karışacak ve Karadeniz’e ulaşacak. Sakin akan Tuna’nın çılgın kısmındayız. Tabiat her yerde yemyeşil ve güzel. Bir günde üç mevsim yaşanabiliyor. Bahar çiçekleri her yeri sarmış, çevre sessiz ve huzurlu. Sınırın ötesindeki Kuzey İtalya da aynı şekilde. İtalya’da Udine ile Avusturya’da Villach arası, Avrupa’nın cennet köşelerinden biri.
Burada canlanan tabiata hüzün karışıyor. 11 Şubat 1945’te, İkinci Dünya Savaşı’nın galip devletleri Yalta Konferansı’nda bir anlaşma yaptılar. Mantıkla açıklanabilir gibi değil: Stalin, Sovyetler Birliği’nden bir şekilde kaçanların hepsini geri istiyordu. Churchill ve Roosevelt bu isteğe evet dediler.