Buradaki mutsuzluğun beynin kimyasıyla ilgili farklı açıları var; üzerine kitaplar yazılan çok geniş bir konu. Dopamin aşırı tüketilince, gerçek ödüllere sıra geldiğinde yetersiz kalabiliyor. Gerektiği gibi motive olamamaksa insanın işinde ve görevlerinde geride kalması, değerli uğraşlarından soğuması anlamına geliyor. Çünkü yeterince dopamin olmadığında, hayatta ileriye gidecek gücü de kendimizde yeterince bulamıyoruz.
İşin psikolojik boyutlarıysa başkalarının hayatlarını izlerken yaşanan eksiklik ve değersizlik duyguları çevresinde genişleyebilir. Günde belki 20 dakikası yetecek bir meşgalenin, sırf öyle programlandı diye insanı 2 saat, hatta tüm bir gece oyalamasıysa maalesef yaşadığımız dünyanın hakiki distopik yönüne işaret ediyor.
Sonsuz kaydırmayı icat eden ve kullanımı maksimum düzeyde tutmak için her şeyi yapan dünyanın en iyi programcıları karşısında 13 yaşındaki çocukların pek bir şansı olmadığı yorumunu okumuştum vaktiyle... İşin aslı, 33 yaşındakilerin de 53 yaşındakilerin de bu düzene kapılmamak için pek şansı yok. Hele dikkati kolay dağılan biriyseniz, sosyal medyayı azaltmayı gerçekten iyileşme yolu olarak düşünebilirsiniz.🤨