Ana karakter Korda ölümle yüz yüze geldiği anlarda siyah-beyaz görüntüler eşliğinde, bir ‘öte dünya’ atmosferinde geziniyor.
Gözümüzü okşuyor ama...
Bana kalırsa Wes Anderson yaş almasına rağmen büyümüyor. Bunda bir sorun yok; çocuklukta ısrar; enerji, yaşama sevinci ve hayat dolu olmak demek ama benim kastım yönetmenin sinemasının bir türlü büyüyemiyor olması. Öyküleri ve filmleri sığ sularda gezinmeyi sürdürüyor. Bir de hayatla ilişkinizi ideolojik bakışın uzağında, ısrarla ebeveyn dertlerinin etrafında (‘The Royal Tenenbaums’ta Gene Hackman’ın, ‘The Life Aquatic with Steve Zissou’da Bill Murray’in, ‘The Darjeeling Limited’ta Anjelica Huston’ın, burada da Benicio del Toro’nun canlandırdığı karakterler üzerinden konuşuyorum) kurarsanız belki tutarlı olursunuz ama tekrarlardan öteye uzanamazsınız.
Oyunculuklara gelince; Korda’da Benicio del Toro fazlasıyla göz dolduruyor. Liesl’da Mia Threapleton’ı (Kate Winslet’ın kızı), böcekbilimci Bjorn’da da Michael Cera’yı izliyoruz. Yapımda irili ufaklı rollerde karşımıza çıkan ünlü isimlerden bazıları da şöyle: Scarlett Johansson, Benedict Cumberbatch, Jeffrey Wright, Bill Murray, Tom Hanks ve Willem Dafoe.
Sonuçta yer yer yaratıcı hamleler içerse ve yönetmeninin her daim alameti farikası olan çarpıcı renklerle beslenmiş bir görsellik sunsa da ‘Fenike Planı’ Wes Anderson adına yerinde saydığını gösteren bir hamle olmuş. Kurgusal bir coğrafyada ve ‘Fenike’ adlı ülke etrafında hırslı bir kapitalistin (bbc.com sinema yazarı Nicholas Barber bu karakter için “William Randolph Hearst, J Paul Getty, Aristotle Onassis ve Howard Hughes gibi süper zenginlerden ilham almış gibi görünüyor” diye yazmış) emellerini anlatan bu yapımın metaforik ifadesi, biraz zorlama bir okumayla; kendisine karşı düzenlenen onca suikastın ardından asıl yatırımını kızına yapan ve süreç içinde ‘insanileşen’ zengin bir babanın öyküsü olabilir.