YENİ NESİL AİLELERDEN ARTAN TALEP
Geçmişte Türk öğrenciler, çoğunlukla 16 yaşında, A Level ya da Uluslararası Bakalorya (IB) eğitimi almak için İngiliz yatılı okullarına başvururdu. Bu tablo hızla değişiyor. Danışmanlar artık ailelerin daha erken yaşlarda başvurduğunu, 9. sınıf, bir yıllık GCSE programları veya tatil dönemlerindeki kısa süreli “deneme” programlarına olan ilgide ciddi artış olduğunu bildiriyor. Bu değişim stratejik. Aileler, erken yaşta İngiliz eğitim sistemine adapte olan çocukların hem akademik hem dil gelişiminde daha hızlı ilerleyeceğini ve üniversite başvurularında daha güçlü bir konuma geleceğini düşünüyor. Özellikle büyük şehirlerin dışında, yatılı okul kavramı hâlâ nispeten yeni olsa da, yapılandırılmış ve güvenli bir eğitim ortamı sunduğunda aileler daha açık fikirli yaklaşıyor.
BU İLGİNİN ARKASINDA NE VAR?
Türk ailelerin yurt dışında eğitime yönelmesinin birkaç temel nedeni var. İlk olarak, Türkiye’deki eğitim sisteminde kalite farklarının artması, özel okullarda öğretmen yetersizliği ve üniversiteye girişte yaşanan aşırı rekabet ailelerin alternatif aramasına yol açıyor. Türkiye’de lise mezunlarının yalnızca üçte biri üniversiteye yerleşebiliyor. Bu nedenle aileler, çocuklarının üniversiteye geçiş garantisinin daha yüksek olduğu yurt dışı seçeneklerine yöneliyor. İkinci olarak, A Level ve IB gibi İngiliz diplomaları dünya çapında kabul görüyor ve İngiltere başta olmak üzere birçok ülkeye doğrudan üniversite geçişi sağlıyor. Üçüncü olarak, ekonomik zorluklara rağmen döviz kurlarındaki göreli istikrar, yurt dışı eğitimi bazı aileler için daha ulaşılabilir hale getirdi. Türkiye’deki bazı özel okulların yıllık ücretleri 30.000 sterline yaklaşırken, bu bedelin İngiltere’deki güçlü bir eğitime harcanması artık daha anlamlı hale geliyor.