'Yalıda oturan şahane züğürtlerdik'
Rugan ayakkabılar başucunda bekler, harçlıklar dantelli mendillerle verilir, bayram sabahları herkes şık giyinirdi... Sadece sahnedeki başarısıyla değil, nezaketi, enerjisi ve hayata bakışıyla da izleyicinin gönlünde taht kuran tiyatronun çınarı Nevra Serezli’nin evine konuk olduk, Bebek’teki aile yalısında geçen çocukluk bayramlarını, artık WhatsApp mesajlarına sıkışan kutlamaları, geçmişin sıcaklığını ve bugünkü özlemlerini konuştuk.
Nevra Hanım, dedeniz Amasya valisiymiş. Büyük dayınız, Sultan V. Murat’ın kızıyla evliymiş. Anne tarafından saraylı, yalıda büyümüş bir kızsınız. Ailenizde var mı kuşaktan kuşağa aktarılan saray hatıraları
- Tabii çok küçüktüm, aktarıldıysa da bilmiyorum. Fakat hayatımızda çok kural vardı. Bahsettiğin yalının her katında aileden bir fert otururdu; annemin büyük halası, teyze, onun çocuğu filan... Büyük bir yemek salonu vardı. Yemek zamanı hep beraber oradaki masaya otururduk. İlkokul çağlarımdan bahsediyorum. Büyükler yemeye başlamadan da hayatta bir şey yiyemezdin. Ben hep patates kızartmasına uzandığımı ve annemin elime vurduğunu hatırlıyorum “Büyükler başlamadı, yiyemezsin” diye. Evimiz büyük bir bahçe içindeydi...
◊ Neredeydi tam olarak?
- Bebek’te. Şimdi de bir yalı apartmanı var orada ama bizimle ilgisi yok artık.
◊ O büyük bahçede çok zaman geçirir miydiniz?
- Annemin teyzesinin iki tane köpeği vardı. Onlar bahçedeyken bize orada oynamak yasaktı. Köpekler rahatsız olmasın diye! Benden 6 yaş küçük bir kız kardeşim var, biz bu duruma çok bozulurduk.
◊ Neden köpekler çocuklardan rahatsız olsun? Birlikte oynasaydınız işte...
- İşte kaide... Sonradan ben şunu dedim Zehra’ya; biz ne kadar kuvvetli şahsiyetlermişiz ki, hayvanlardan nefret etmedik. O duruma bir tepki olabilirdi çünkü ileriki yaşlarda. Aksine köpekleri çok severim ben. 17 sene köpeğimiz oldu Metin’le hatta.
◊ Çocuk korkar, rahatsız olur diye köpekler uzaklaştırılır aslında...
- Bizde tam tersiydi. Yine de çok oyun oynadık o bahçede; işte dekmancılık, Pecos Bill’cilik, ağaçlara tırmanma... Evimizin girişinde nefis bir manolya ağacı vardı. Kaç sene geçti, o mis gibi kokusunu unutamıyorum.
◊ Paşa dedenizden kalma kıymetli hatıralar var mı elinizde?
- Tabaklar var. Onları deprem korkusuyla indirdim. Önceden yalının salonunda sergilenen, şimdi evimin duvarımda bulunan eski yazılar var bir de. Ben çok severim eski yazıyı. Onlara baktığımda büyük birer sanat eseri görüyorum, bana o devirleri anımsatıyorlar...🙄