6. İstanbul Bienali’nin küratörü olarak da tanıdığımız Colombo, Vuslat’ın sanatsal pratiğini kolektif hafıza, kültürel miras ve insani sorumluluk ile derinden bağlantılı olarak tanımlıyor.
Doğu söylenceleri de Batı mitolojileri de insanlığın ortak emanetleri. İlyada’da insanın içindeki yıkıcı güç ve bu gücün dünyaya yaşattığı her şey anlatılıyor özellikle çıkardığı savaşlar. İranlı mutasavvıf, şair Ferîdüddin Attâr da ‘Mantık Al-Tayr’ kitabında karşılaşılan zorlukları aşk sayesinde aşmanın yollarını gösteriyor. Sergide bu iki metinden yola çıkarak kendi hikayesini yazıyor sanatçı ve kurduğu masal evinde bunu seslendiriyor.
Müzenin iki katına yayılan sergide seramik heykeller, çizimler, metalle kaplanmış bitki kökleri, keçe işler ve seramik heykeller yer alıyor. Arka bahçeye çıktığınızda ise 5 bin yıl öncesinin kuş seslerinden oluşan bir senfoni duyuyorsunuz. İlyada destanında adı geçen kuşların seslerinden yapılmış bu enstalasyon yaşlı bir meşe ağacının gölgesinde Vuslat’ın anlattığı masalla sona eriyor.