ŞİMDİ NE ÖNGÖRÜLÜYOR
ABD Başkanı Trump’tan son gelen açıklamalar İran ile müzakerelerin pek de istediği gibi gitmediği yönünde, ancak dün yine İran ile anlaşma istediğini, çatışma istemediğini tekrarladı. Pazar günü Umman’da ABD ile İran arasında yeni bir görüşme turunun olması bekleniyor. İsrail ise öncesinde savaş tehditlerini gündeme getirerek elini yükseltiyor.
İsrail, İran’ın nükleer tesislerini işlemez hale getirmek istese de konvansiyonel anlamda bir hava harekâtı ve füzelerle yerin onlarca metre derinliklerindeki bu nükleer tesisleri devre dışı bırakmak pek kolay gibi durmuyor.
İsrail’in ABD’den temin ettiği sığınak delen bombalara sahip olduğu biliniyor. Yine ABD’nin 10 tonluk ‘Tüm Bombaların Anası’ diye bilinen MOAB bombalarından da İsrail’e verdiği iddia edilmişti. Bu bombalar metrelerce betonun içine nüfuz edip devasa tahrip gücüne sahip silahlar. Ancak İran’ın Natanz nükleer tesisinin büyük kısmı 40 ile 50 metre derinlikte yer altına inşa edilmiş durumda. Keza Fordo tesisi 80-90 metre derinlikte.
BLÖF MÜ GERÇEK Mİ
DOLAYISIYLA nükleer tesisleri çalışamaz hale getirmek için 26 Ekim’deki operasyonunun çok ötesinde, kapsamlı ve uzun bir harekât gerekebilir. İsrail’de başbakanlık koltuğu sallantıda olan Binyamin Netanyahu, İran’ın hava savunması yeniden güçlenmeden Tahran’a darbe vurma peşinde. Ancak ekim başında İsrail’i füze ve dron yağmuruna tutan İran da boş durmayacaktır. Umman görüşmeleri öncesinde ABD ve İsrail, Tahran’ı tavize zorlamak için saldırı senaryosunu öne sürüyor olabilir. Aksi yönde bir senaryo ise Ortadoğu’da hiç istemediğimiz bir şekilde ucu açık, benzeri görülmemiş yeni bir kriz tetikleyebilir.