Camia kenetlenirse bu iş olur
Bugün Karşıyaka düşerse, sadece bir takım değil, bir dönem, bir hafıza, bir kültür düşer.
Ama çıkarsa?
İşte o zaman Türkiye bir şeyi daha öğrenmiş olur.
Köklü kulüpler nostaljiyle değil, vizyonla yaşar.
Yeter ki bu camia geçmişinden utanmadan, geleceğinden korkmadan yeniden ayağa kalkmayı istesin.
Neden şirketleşme?
Kulübün 600 milyon TL’yi aşan borcu artık hazmedilmez seviyede.
Göztepe iyi ve doğru bir örnektir. Karşıyaka da futbolda, basketbolda, voleybolda branş bazlı şirketleşme ile yeniden potansiyelini parlatabilir.
Parçalı değil, kurumsal kalıcı çözüm arayan bir yaklaşım şart.
Danışma Kurulu Başkanı Hasan Denizkurdu “Şirketleşme başlangıçtır, kenetlenme temeldir” diyor. Camia bunu duydu, biliyor. Aslında yapılacaklar belli ve Karşıyaka’nın insan kaynağı deneyimli, ne yapacağı insanlardan kurulu…
Şükürer’in de altını çizdiği gibi halen 4 bin 900 üye ama sadece 150–200’ü genel kurula katılıyor.
Bu sistemle bireysel katkılar değil, kurumsal stratejiyle yapılan ciddi destekler gelir. Ali Erten’in İZVAK çalışmaları da tam bu vizyonda sahada…
Karşıyaka yıllardır “hayatta kalan kulüp” olmaktan çıkıp yaşayan, büyüyen, profesyonellikte örnek bir sivil toplum kimliğiyle çıkmalı sahneye.
Borçlar azaltılmalı. Branşlarda kurumsal işler büyümeli.
Taraftarın aidiyet duygusu finansal destekle perçinlenecektir.
Kurumsallaşmalı, kenetlenmeli ve kaybolan o büyük potansiyel, yeniden parlamalı.
Hadi Karşıyaka…
Silkelenme vakti.