Sene 1963/Eşi ve kızıyla, Ankara
RUTİN YAŞAMAYIN HAYATTAN KEYİF ALIN
Kendi fiziksel duruşunu nasıl sağlam tutuyor? Kadri Bey: “Bir gayret sarf etmiyorum. Hiçbir zaman hiçbir şeye aşırı olarak müptela olmadım. Zihinsel olarak da bir gayret endişem yok. Canımın ne istediğini bilirim ve onu zevkle yaparım. Bir insan yaptığı şeyden, baktığı şeyden zevk almalı. Rutin olmamalı. Hayatı yaşıyorsun! Biraz da kadere inanmak lazım. Hayatı oluruna bırakmak ne olacağını bilmeden yaşamak daha güzel!”
ŞEHİRLER BİRBİRİNE BENZEDİ
Kadri Bey, “Ankara kasaba görünümlü bir köydü. Çok güzeldi çünkü her şeyiyle Ankaralılara özgüydü” diyor: “Türkiye’deki bütün şehirler yaşam biçimine, iklimine, coğrafyasına göre kendine özgüydü; ne Kırşehir Ankara’ya benzerdi ne Erzurum Kars’a ne Kars İzmir’e… Şimdi tüm şehirler birbirine benziyor. Sebebi, mimari dokunuş azaldı. İyi örnekler; Göynük, Bursa tarafları, Muğla tarafları, Birgi, Ödemiş…”
İSTANBUL ANCAK DÜRBÜNLE BAKINCA GÜZEL
Kalaycıoğlu’nun evinin duvarları yaptığı eski Ankara ve İstanbul resimleriyle süslü: “Öğrenciliğimin İstanbulu ile şimdi arasında dağlar kadar fark var. İstanbul çok nadir özellikleri olan bir şehirdi. Gökdelenlerle çirkinleşti. Eskiden yakından da güzelken şimdi ancak uzaktan dürbünle bakarsan İstanbul’dan zevk alıyorsun!”
ANKARA MİMARİSİ
Ankara’nın ‘modern mimarisi’ni nasıl değerlendiriyor? Yanıtı: “Birinci Cihan Harbi’nden yoksulluk içinde çıkan Cumhuriyet’in halkını iskân ettirecek binaya ihtiyacı var. Sivil mimaride halk kendi göreneğine göre binasını yapıyor; kimi taştan kimi ahşap kimi kerpiçle… Devlet içinse kalıcı bina lazım. Büyük Atatürk, Hitler Almanyası’ndan kaçan Yahudi sanat insanlarını, mimarları davet ediyor. Clemens Holzmeister bütün bakanlıkları yapmış. Nüfusunun artmasıyla yeni şehir kurulmaya başlanıyor.”
VÜCUT EN UFAK YANLIŞI ANLAR
Bir mimar sokakta yürürken nelere dikkat eder? Yanıtı: “Her binaya bakarım. Bazısının hatları güzeldir, boyası yanlıştır. Bazısında tam tersi. Kapı kulpuna, merdiven genişliğine, kapı tokmağına dikkat ederim. Merdiven yüksekliğinde milimetrik fark bile olmamalı. Vücut bu hatayı hemen anlar. Ankara’nın en güzel binaları Etnoğrafya Müzesi, Numune Hastanesi, Yahudi mahallesi ve hisar içindeki yapılar.”