Son yıllarda kamuoyu vicdanını derinden yaralayan olaylardan biri de Pınar Gültekin cinayeti idi. 27 yaşındaki Gültekin 16 Temmuz 2020’de Muğla’da bir bağ evinde vahşice katledilmişti. Cesedi ise öldürüldükten beş gün sonra, ‘bir varilin içine konulmuş ve üzerine de beton dökülmüş olarak’, ormanlık alanda bulunmuş; bir süre sonra da fail olarak Cemal Metin Avcı yakalanmıştı.
Vahşetin detaylarıysa Adli Tıp Kurumu raporuyla ortaya çıkmış; Pınar Gültekin’ in kalın bir halatla sıkıca sarılmış, halatın bir halkasının Gültekin’ in dişlerinden geçirilmiş, cesedin yakılarak da yok edilmeye çalışılmış, bununla da yetinilmeyip üzerine beton dökülmüş olduğu anlaşılmıştı.
Tutuklanan Cemal Metin Avcı suçunu itiraf etmiş, suçunu hafifletmek için de Pınar Gültekin’ i suçlayarak, şantaj ve tehdide maruz kaldığını iddia etmişti. Ancak Muğla’daki mahkeme Cemal Metin Avcı’ya, “canavarca hisle eziyet çektirerek ve tasarlayarak öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası vermiş; bir indirim de uygulamamıştı.
Karar temyiz için Yargıtay’a gitti. Yargıtay 1. Ceza Dairesi Şubat 2025’ te “canavarca hisle öldürme yok” diyerek bu kararı bozdu ve haksız tahrik indirimi uygulanmasına karar verdi. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise bu bozma kararına itiraz etti. Avcı’ya yerel mahkemenin verdiği gibi ‘canavarca hisle tasarlayarak öldürmek’ suçundan ceza verilmesini istedi.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi Başsavcılık’ ın bu kararını değerlendirdi ve iki üyenin karşı oyuna rağmen oy çokluğuyla Başsavcılık’ ın itirazını reddetti, kendi kararında direndi. Şimdi dosya Yargıtay Ceza Genel Kurulu’ na gidecek. Son karar orada verilecek. Bu kararı sosyal medyadan duyuran Gültekin’ ailesinin avukatı Rezan Epözdemir, ‘Bu karar hukuk garabetidir ve gayri vicdani bir karar olarak Türk hukuk tarihinde yerini alacaktır” dedi.
Eğer Yargıtay 1. Ceza Dairesi ‘cesedin yakılarak da yok edilmeye çalışılmış, bununla da yetinilmeyip üzerine beton dökülerek ormana atılmış olduğu’ bir cinayet için “canavarca hisle öldürme yok” diyebiliyorsa; bu kararın kamuoyu vicdanını derinden yaralayarak yargıya duyulan güvenin sarsılmasına neden olmasından kaçınılamaz.
Gelelim 2024 yılında öldürülen kadınların kimler tarafından, ne sebeple katledildiklerine: 2024 yılında öldürülen 394 kadının 166’sı evli olduğu, 30’u eskiden evli olduğu erkek; 45’i birlikte olduğu, 23’ü eskiden birlikte olduğu erkek; 31’i babası; 29’u tanıdığı biri; 25’i akrabası; 22’si oğlu; 7’si kardeşi; 7’si de tanımadığı biri tarafından öldürüldü. 9 kadının ise öldürüldüğü kişiyle yakınlığı tespit edilemedi.
2024 yılında 394 kadın cinayeti işlendi, 259 kadın şüpheli bir şekilde ölü bulundu. Öldürülen 394 kadından 111’i boşanmak istediği, barışmayı, evlenmeyi, ilişkiyi reddettiği -yani kendi hayatına dair karar almak istediği- için; 21’i ekonomik bahanelerle, 2’si nefret sebebiyle, 27’si diğer bahanelerle öldürüldü. 233 kadının ise hangi bahaneyle öldürüldüğü tespit edilemedi.
2024’ te öldürülen kadınların 226’sı evinde, 76’sı sokakta, 13’ü ıssız bir yerde, 13’ü kamusal alanda, 13’ü arabada, 10’u işyerinde, 6’sı suda ya da su kenarında, 5’i arazide, 4’ü otelde, 3’ü eğlence mekânında, 5’i de bunlar dışında bir yerde katledildi. 20 kadının ise, öldürüldüğü yer tespit edilemedi.
Geçtiğimiz yıl öldürülen kadınların 222’si ateşli silahlarla, 113’ü kesici aletlerle, 33’ü boğularak, 14’ü darp edilerek, 3’ü yakılarak, 1’i yüksekten atılarak, 1’i de bunlar dışında bir silahla öldürüldü. 7 kadının ise, nasıl öldürüldüğü tespit edilemedi.
Embriyodan cenine, bebekten çocuğa, erişkinden yaşlıya kadar tüm kadın cinsiyetteki bireylerin sadece cinsiyetlerinden dolayı ya da toplumsal cinsiyet kimliği algısına aykırı eylemleri bahane edilerek, bir erkek tarafından öldürülmesi ya da intihara zorlanması kadın cinayeti olarak değerlendiriliyor. 2024’ te öldürülen kadınların 72’si 18 yaşından küçüktü.
2024 yılında toplam 20 kadının, öldürüldüğü anda koruma kararı vardı. Devlet tarafından verilen ve uygulanması gereken bu tedbir kararları kadınlar için can simidi anlamına geliyor. Ancak 20 kadın, koruma kararları uygulanmadığı için öldürüldü. Öldürülen 368 kadının tedbir kararı durumu ise, tespit edilemiyor. Bu durum, kadınların tedbir kararı alabilecekleri kurumlara erişebilirliklerinde bir aksaklık olduğunu düşündürüyor.
Ulaşılabilinen verilere göre, 2024 yılında öldürülen 394 kadının 210’unun çocuğu vardı, 4’ü de hamileydi. 143 kadının ise çocuk sahibi olup olmadığı tespit edilemedi.
Yine ulaşılabilinen verilere göre, bu yıl öldürülen kadınların 197’si evli, 81’i bekardı. 116 kadının ise medeni haline dair bilgi tespit edilemedi.
Yakın bir gelecekte kadın cinayetlerinin giderek azaldığını yazabilmeyi inanın çok ama çok istiyorum…