Zombiler eşliğinde felsefi bir yolculuk
Günler, haftalar derken sırada yıllar var... ‘28 Yıl Sonra’ anakarası enfekte olmuş İngiltere ortamında yaşamlarını küçük bir adada, izole biçimde sürdüren bir aileyi ve çocukları Spike’ın büyüme öyküsünü anlatıyor. Zombi külliyatı içinde hayat ve ölüm üzerine felsefi, ruhani meselelere kulak veren bir yapı barındıran filmde başrolleri Alfie Williams, Aaron Taylor-Johnson, Jodie Comer ve Ralph Fiennes paylaşıyor.
Britanya Adası, öfke ve şiddet çizgilerini en üst düzeye taşırken etkisini de çok çabuk gösteren virüsle tanışalı ve koca bir nüfusu kaybedeli neredeyse 28 yılı aşkın bir süre olmuştur. Enfekte olanlarla sayıları çok az kalan insani grup arasındaki mesafe bir yandan belirsizleşirken yaklaşık 180 kişiden oluşan bir topluluk, çözümü Kuzey İngiltere’de anakaraya bağlantısını su üzerinden kuran ve zaman zaman güvenliğe ilişkin savunusunu medcezir sayesinde sağlayan bir adada (Holy Island) bulmuştur. Burada kendilerine ait bir uygarlık ve yaşam biçimi oluşturan grup içinde büyüme dönemini yaşayan Spike için bir eşiği atlama zamanı gelmiştir. O da şudur: Babası Jamie himayesinde anakaraya çıkacak ve enfekte edilen gruptan bazılarını avlayarak ergenliğe imzasını atacak ama asıl olarak vahşi denklemde ve coğrafyada ayakta yani hayatta kalmanın yollarını deneyimleyerek görecektir. Okları ve yaylarıyla sahaya çıkan baba-oğul bu sınavı atlatmaya çalışırlar, öte yandan Spike’ın annesi tanımsız bir hastalığın pençesindedir ve oğlu onun iyileşmesi için de çaba sarf etmektedir.