TV DENEN CAMA ÇIKMANIN DA KURALLARI VAR
20. yüzyılın ilk yarısında, yeryüzünün en bilgili, en entelektüel bir toplumu değildik. Ama bir özelliğimiz çok açıktı: Kadın erkek, çok edepliydik. Matbuatın dilinde edep vardı. Siyaset dünyasında, bugün kimsenin dikkat bile etmediği ağır sözler, o zaman hakaret sayılırdı. 1950’lerin ortasında, Yeşilyurt’ta bir plajda iki hanım arasındaki çekişmeyi yazmıştım. Aynı olaya tanık olan babam, eve gelen üç Rus misafir hanıma “Ben böyle bir kavgayı sizin Rusya’da görmedim; Britanyalı leydilerin çay saati gibi” demişti. Kullanılan kelimeler ve tavrı ben de hatırlıyorum.
Pazar günü TV 24’te “Arafta Sorular” adlı bir program vardı. Esra Elönü moderatörlük yapıyordu. Karşısında Peren Birsaygılı Mut vardı. Kızcağız çok heyecanlıydı; konuşması “yani”lerle doluydu. Tarkan, Filistin meselesiyle paylaşım yapmıyor diye ona “ahlaksız” dedi. Şunu açıkça söyleyeyim: Bütün dünya çalkalanıyor. Türk toplumunun, Filistin meselesiyle ilgilenme konusunda diğer toplumların önüne geçtiğini pek zannetmiyorum. Mesela Alman Cumhurbaşkanı geldiğinde Sirkeci Tren Garı’nda bir grup çıkmış; “Katil Almanya!” diye bağırıyorlardı. Doğrusu sayıları çok azdı. O anda sokaktan toplasam bu kadarını ben de bulurum. Kaldı ki Alman Cumhurbaşkanı Frank Walter Steinmeier dürüst ve cesur tavırlı nadir politikacılardandır. Protesto edenlerin bu gerçeklerden haberi olmadıkları açık.