Üstün bir bilinç mi!
Yapay zekânın kullanıcılara ‘yalakalık’ yapmaya ve bolca pohpohlamaya programlandığını yakın zamanda gündeme taşımıştık. Bu durum, güven ihtiyacı duyanlara elbette iyi gelebilir. Fakat aynı koşul, afyon etkisi yaparak gerçeklik algısı dalgalanan insanların sanrılarını büyütme ve etrafındaki olayları iyice kendi hayal alemindeki şekle sokma riski de taşıyor. Futurism’in konuyla ilgili haberindeki örnekler işin vahametini gösteriyor. ABD’li iki çocuk babası bir adam, sohbet botuyla geçirdiği sayısız gecenin ardından kendini yeni bir ‘yapay zekâ dini’nin peygamberi ilan ediyor, hatta yapay zekâ tarafından üretilen spiritüel sembolleri vücuduna dövme yaptırıyor. İlişkisinden travmatik biçimde ayrılan bir kadın ChatGPT’nin kendisine ‘seçilmiş kişi’ olduğunu söylemesiyle sohbet botunun üstün bir bilinç olduğuna ikna oluyor ve hayatını yöneten işaretleri kontrol ettiğini düşünmeye başlıyor. Bir başka adam ChatGPT’nin casuslar hakkındaki komplo teorileriyle dolduruşa gelip kendisine yardım etmek isteyen herkesle ilişkisini kesiyor ve sonunda her şeyini kaybederek evsiz durumuna düşüyor. Üstelik sohbet botlarıyla sanrılara kapılanların hepsi ruh hali dengesiz kişiler değil. Yine ABD’li bir annenin bildirdiğine göre kocası, ilk başta bir senaryo metnini düzenlemek için ChatGPT’den yardım alırken haftalar içinde sohbet botundan ayrılamaz hale geliyor. Sonunda adamın dünyayı iklim felaketinden kurtarmak için yapay zekâyla ortak bir göreve koyulduğu, insanlığa ‘yeni bir aydınlanma’ getirmek için çalıştığı ortaya çıkıyor.
Müşteri memnuniyeti
En başta ChatGPT’yi referans almakla birlikte bütün anaakım sohbet botlarını bağlayan bir gerçek aslında gözümüzün önünde duruyor. Özellikle nisan ve mayıs aylarındaki güncellemelerle ortaya çıkan ve ‘yapay zekâ yalakalığı’ şeklinde tartışılan konu hakkında internette yüzlerce makale ve post dolaşıyor. OpenAI CEO’su Sam Altman’ın bile şakayla karışık “ChatGPT biraz fazla cilalıyor” şeklinde onayladığı meselenin aslı belli: Algoritmanın kullanıcıyı yüceltmek, mümkün mertebe onaylamak ve her zaman geri gelmesini sağlamak üzere kodlanmış olması. Tıpkı sosyal medyadaki sonsuz kaydırma özelliğinin bağımlılık yaratması gibi... Anlaşılan o ki; yapay
zekâ sohbet botları da bu bencil düzenlemeden nasibini almış. Stanford Üniversitesi’nden psikiyatr Nina Vasan, sohbet botlarına kapılan insanların konuşmalarını inceleyince “Yapay zekâ inanılmaz derecede yalakalık yapıyor ve söyledikleri şeyler sanrıları daha da beter hale getiriyor” teşhisini koyuyor. Narsisizm, bipolar, borderline, şizofreni semptomları taşıyanlar risk altında. Sohbet botundan en çok etkilenenler ya ChatGPT’ye takıntılı hale gelip ruhsal dengesizlik içine giriyorlar ya da zihinsel bir krizin içindeyken ChatGPT’ye bağımlı hale geliyorlar. Çoğunluğun durumuysa iki ucun arasında bir yerlerde kalıyor. Bir noktada bu ‘hepimiz’ demek olabilir.🙄