NURHAN OLCAYTO’NUN VASİYETİ
Önsöz’de Serhan Yedig kitabın öyküsünü anlatıyor:
“12 Eylül Darbesi’nin hemen ardından gelen karanlık dönemdeydik. Terör yılları ve sonrasındaki askeri darbenin yarattığı büyük şokun izleri yavaş yavaş siliniyor, kültür hayatı yeniden canlanıyordu. Hürriyet gazetesinin yan yayınlarında stajyer muhabirlik, İTÜ Radyosu’nda gönüllü yayın teknisyenliği ve programcılık yapıyordum. Çalıştığım yayında kullanacağım program bültenlerini almak üzere haftada bir Harbiye Radyoevi’ne uğradığımda TRT Radyo 3 Batı Müziği program yapımcılarından Nurhan Olcayto’yla müzik, kitap, sinema üzerine sohbet ederdik. Bir süre sonra sohbetlerimize Denetim Müdürlüğü’nde çalışan Turgay Olcayto da katıldı. Ve bu dostluk hayatımı aydınlattı.
Olcayto çifti sayesinde dünyam önce Schubert’in müziğiyle zenginleşti. Ardından Wolfgang Borchert, Ingeborg Bachmann’ın edebiyatı ilgi alanıma girdi. Stefan Zweig’a sevgim arttı. Dünya sinemasını da yakından takip ediyorlardı. Tavsiyeleriyle birçok iyi filmi izleme fırsatını buldum. Kültüre, öğrenmeye, hayatı keşfetme çabasına odaklı kişilikleriyle pek çok konuda bana örnek oldular. Onların teşvikiyle, tek yayıncılı radyo çağında, hayranlıkla dinlediğim Radyo 3’te açıklamalı caz programları hazırladım. Türkiye’nin dört bir yanındaki binlerce müziksevere ulaşmanın onurunu yaşadım.
*
Nurhan Olcayto, 2004 Eylül’ünde emekli oldu. 1972 yılında hazırladığı 13 programlık ‘Bestecilerimiz Anlatıyor’ dizisinin dosyası hâlâ arşivindeydi. Hayata veda etmiş kimi bestecilerin eserlerini anlattığı el yazısı notlar kaybolmadan yayımlanmalı, bir müzik müzesi ya da arşivinde korumaya alınmalıydı. Ancak ne bu değerli bilgileri yayımlamaya gönüllü yayınevi vardı ne de belgeleri teslim alacak müzik müzesi.