4- BİR YAŞAM BİÇİMİ DEĞİL HASTALIKTIR
“Oysa anoreksiya bir yaşam biçimi değil, hastalıktır. Ucu, anemi, kalp, böbrek rahatsızlıkları, kemik erimesi, beyin hasarı ve çoklu organ yetmezliği ile ölüme kadar varabilen bir hastalıktır hem de. Bu hastalığa sebep olan en önemli etkenlerden biri ise görselliktir. Günümüzde görsellik, sosyal medya ile daha önemli bir hale geldi hiç şüphesiz. Toplumumuzda, ‘kişi, ne kadar zayıf ise o kadar güzeldir’ gibi bir algı oluştu. Ve bu nedenle de kilosu ‘normal’ olan çok kişinin klavye holiganları tarafından linç edildiğini, iğnelendiğini görüyoruz. Ancak iğnelenen kişi ‘takıntılı’ bir kişiliğe sahip ise bu durum onun için hızlı şekilde hastalığa dönüşebilir maalesef. Unutulmamalı ki özellikle yaşla, metabolizma hızının düşmesine bağlı olarak kilo alımı artabilir. Ancak bu dünyanın sonu değildir.”
5- TEDAVİSİ KİŞİYE ÖZEL VE ZORDUR
Peki, anoreksiya nasıl tedavi edilir? Ve ne oldu da Nihal Candan hastanede tedavi almasına rağmen kilo kaybetmeye devam etti? Prof. Dr. Tanoğlu’nun yanıtı şu: “Bu hastalıkta erken teşhis önemli. Kişinin normal vücut ağırlığının yüzde 15’ini kaybetmesi tanı için yeterlidir. Tedaviye ne kadar erken başlanırsa o kadar iyi. Bir önemli kriter de hastaların iyileşmeyi istemesidir. Çünkü bu vakalarda serumla damardan beslemek ancak bir yere kadar işe yarıyor, ağızdan besleme çok daha önemli. Bunun için de hasta iyi olmayı istemeli. Ayrıca hastaya psikiyatrik destek verilmesi de şart. Her hastanın tedavisi ise özeldir, sabır ve süreklilik gerektirir.”