SON 2 YILIN EN DÜŞÜĞÜ
Hemen bir bilgi vereyim. Bu yıl, YKS’ye başvuru sayısı 2 milyon 560 bin 640 ile son 2 yılın en düşük rakamında kaldı. Elbette bu düşüşte 4+4+4 sebebiyle 60 aylık okula başlayan ilk mezunların geçen yıl sınava girmiş ve 6 Şubat depremi sonrası ücretsiz katılım hakkı tanınmasının payı var. Ancak önceki yıla kıyasla yaklaşık 600 binlik bir azalma olmasını Türkiye’nin genç nüfusu ve eğitim sistemi, aynı zamanda toplumsal- kültürel- ekonomik dönüşümler çerçevesinde de değerlendirmek gerek.
ÜNİVERSİTE ARTIK ‘İYİ’ BİR HAYAT VADETMİYOR
Prof. Dr. Erdoğan da aynı görüşte. Şöyle diyor: “Bugün birçok genç, eğitimini yurt dışında yapmanın yollarını arıyor.�Türkiye’de üniversite eğitimi geçmiş yıllara göre değer kaybetmekte maalesef. Bunun birçok nedeni var; üniversite mezunu işsizliği ciddi bir sorun mesela. Gençler arasında bir sınav ile geleceklerini belirleyemeyecekleri, üniversitenin artık çok iyi bir hayatın kapısını açamayacağı gibi bir düşünce yaygınlaşmakta. Dolayısıyla bu da hem üniversiteye olan ilgi hem de bu sınava dair ciddiyeti azaltmış görünüyor. Ek olarak X ve Z kuşağı kıyaslandığında kuşaklar arasında sorumluluk alma açısından da büyük farklar var. Mesela X kuşağı daha görev odaklıyken, Z kuşağı daha çok haz, keyif odaklı. Önce keyif sonra sorumluluklar... Öncelikleri farklı. Örneğin, X kuşağında iş adeta bir ibadet gibi görülürken, yeni kuşakta para kazanmak sadece günlük hayatı idame ettirebilmek için bir ‘gereklilik.’ Yine sosyal medyanın da etkisiyle üniversite diploması olmadan da kariyer yapılabileceğine dair yaygın bir kanaat oluştuğunu da unutmamak gerekir.”