KİTABIN NİTELİĞİ ÜZERİNE ÖNSÖZ: ÖNSÖZ YERİNE
Yazılarımı toplarken şunu fark ettim; sandığımdan daha az yazmışım. Genelde şiir üzerine yazmayı sevmişim. 1980’lerde yazdığım denemeler hep talep üzerine kaleme alındı. Eğer benden bir şey istenmezse yazmaya pek de meraklı olmadığım açık ya da zorlama olması gerekiyordu. Şiir üzerine yazdığım kimi yazılar bile çıkacak bir dergi sayısına son anda yetiştirildi.
Yazı yazmam için mutlaka zihnimde bir sorunun belirmesi gerekiyordu. Havadan sudan konular üzerine yalnızca yazmış olmak için yazı yazmadım. Bunu başkalarını küçümsemek için söylemiyorum. Çok önemli olmayan konular üzerine keyifli denemeler yazabilen edebiyatçılara, yalnızca üslup sergileyen şair arkadaşlarıma söyleyecek sözüm olamaz.
Eğer zihnimdeki bir konu değilse, beni yazı yazmaya zorlayan bir başka neden de tartışmalar oldu. Şiir nedeniyle çıkacak bir tartışmadan, bir söz düellosundan hiç kaçınmadım.
Evet, daha çok yazabilirdim ve kendi kendime özürler bulmak zorunda değilim.
Açık olan bir durum var: Ben aslında son derece tembel bir adamım!
Yine de şöyle avutuyorum kendimi: Şiir yazmak öylesine büyük bir mutluluk ve doygunluk verdi ki başka bir şey yazma isteği uyanmadı içimde. Bu gerçekten bir avunma mı? Biraz öyle, biraz değil. Birçok kez güzel olduğunu düşündüğüm bir şiiri yazıp bitirdiğimde, o sırada yazmakta olduğum bir yazıyı buruşturup attığımı anımsıyorum.
Umarım belleğimde yeri olan bu yazılar okurda olumlu bir yansıma bulabilir. Yaş ilerliyor, yazdıklarım, ben onları unutmadan başka zihinlerde yer bulsunlar istedim.
Niçin bu kitap
“Yazdıklarım, ben onları unutmadan başka zihinlerde yer bulsunlar istedim.”
Tuğrul Tanyol, hafızasından satırlarla anılarını ve denemelerini bir araya getiriyor. Kültür-sanat yazılarıyla okuru farklı dönemlerdeki tartışmalara ortak ederken; şiir üzerine düşüncelerini, siyasal olaylara bakışını ve edebiyat dünyasındaki tartışmalara katkılarını ortaya koyuyor. Bir şair olarak kendini, ailesini ve dostlarını yazının akışında konumlandırıyor.
“Kitaplar birer birer anılarımın içinde solup gittiler. Tam karşı odada şarkı söyleyen annemin sesinde solup giden yıllar gibi. Ama nedense o ilk kitaplığımı ne zaman düşünsem bir koku, o ışık ve annemin güzel sesi içime aynı anda dolar. O eski kitaplarımı yeniden bulabilsem anneme sesini ve güzelliğini yeniden verebilecekmişim gibi gelir. İkisinin de artık mümkün olamayacağını bile bile.”
(Vapur Yayınları )😐