TÜRKİYE TEMAS NOKTASI
2. Trump’ın bu “arabulucu olma” sözünü buraya not ettikten sonra; Şimdi 12 günlük savaş sürecine gelebiliriz.
Önceki gün Dışışleri Bakanı Hakan Fidan A Haber’de Cansın Helvacı ve Haktan Uysal’a çok önemli bir detayı aktarıyor: “Evet saldırının olduğu gece ABD Dışişleri Bakanı Rubio aradı. İran tarafına bu saldırıda ABD’nin olmadığını iletmemi istedi.”
Sonradan anlıyoruz ki... Savaş sürecinde ABD ile İran arasında temas merkezi olan bir Türkiye var. Bunun adı diplomaside güvendir. Bu noktada savaşın tozu dumanı, heyecanı arasında gözlerden kaçan bir gelişmeyi de burada paylaşmamız gerek.
TÜRK JETLERİNİN ACİL ÖNLEME UÇUŞU
3. İsrail’in İran’a saldırdığı gece...
İlk dalgada Suriye’yi vuracakmış gibi bir rota çizen İsrail’in F-15, F-16 ve F-35’leri, daha sonra iki gruba ayrılıp bir bölümü Türkiye’nin güneyinden İran’a doğru yöneliyor.
O dakikaya kadar hava hareketini izleyen Türk radarları bu ani değişikliği tespit ediyor. İsrail jetleri Hakkâri’nin güney sınırlarına doğru yönelince; Türk F-16’ları da “Acil önleme uçuşu” için havalanıyor.
Gün ağarırken; İsrail jetleri Türk hava sahasına doğru rota tutmaya başlayınca, bizim jetler anında “uyarı mesajı”nı gönderiyor.
İsrail-İran savaşında Türkiye’nin diplomatik temaslarının ötesinde; Sanıyorum İsrail’le tek temasımız havada bu şekilde gerçekleşiyor. Bu en sıcak gelişmeyi de Sabah Gazetesi Ankara Temsilcisi Okan Müderrisoğlu’nun köşesinden öğreniyoruz.
İsrail’le bu sıcak teması da buraya not edelim.
SURİYE’DE ÇATIŞMASIZLIK MEKANİZMASI
4. Suriye’de hava sahasında olan Türkiye ve İsrail hava kuvvetleri arasında bir “çatışmasızlık mutabakatı” olduğunu öğreniyoruz. Milli Savunma Bakanlığı’nın haftalık bilgilendirme toplantısında konuyla ilgili soruları yanıtlayan kaynaklar şu cevabı veriyor: “Suriye’de istenmeyen olayların yaşanmaması için bir çatışmasızlık mekanizması kurulması konusunda (9 Nisan’da) Azerbaycan’da ilk teknik görüşme yapılmıştır. Çatışmasızlık mekanizmasının kurulması için çalışmalara devam edilecektir”
Bu da şu demektir: Türkiye ve İsrail istenmeyen bir durum yaşanmaması için “teknik görüşmeler” yapıyor. Tıpkı ABD ve Rusya’nın Suriye’de yaptığı gibi. Ama bu da bir “temas” demektir. Dahası istihbarat teşkilatlarının da temasları olduğunu biliyoruz.
Geçmişte Hakan Fidan’ın MİT Başkanlığı sırasındaki aktif rolü sayesinde “İstihbarat diplomasisi” diye önemli bir kavram gelişmişti. Bugün aynı diplomasiyi İbrahim Kalın’ın sürdürdüğünü görüyoruz. Bu da az önce aktardıklarımla birlikte alt alta yazılması gereken önemli bir gelişmedir.
ALİYEV FAKTÖRÜ
5. Türkiye ile İsrail arasındaki görüşmeleri sağlayan önemli bir isim de Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’dir.
Yine hatırlıyoruz: İlham Aliyev, Bakü’de 9 Nisan’da düzenlenen “Yeni Dünya Düzenine Doğru” forumunda, Türkiye ve İsrail arasındaki gerginlikten rahatsız olduklarını belirtirken, iki ülke arasında bunalımın çıktığı ilk günlerden bu yana arabuluculuk yaptıklarını ancak bunu duyurmamayı tercih ettiklerini söylüyor...
Aliyev bu sürecin devam ettiğini de şu sözlerle açıklıyor: “Yardımcı olmak için elimizden geleni yapacağız. Şimdiki aşamada bundan fazlasını söylemem doğru olmaz. Türkiye ile İsrail arasındaki ilk arabuluculuğumuzda açıklama yapmadık. Bugün de benzer süreçler devam ediyor.”
Dikkat edin Trump’ın “Türkiye İsrail arasında arabulucu olabilirim” sözleri ile Bakü’deki teknik toplantı ve Aliyev’in sözleri aynı tarihe denk geliyor. Nisan...