Yangın bölgesindeki kedileri, köpekleri, can dostlarımızı toplayıp güvenli yerlere, pati parklara taşıdılar.
İş dünyası elindeki ekipmanı seferber etti.
Evlerinden çıkan insanlar, Çeşmeli komşularının evlerinde misafir edildiler.
Gerçek bir imece hali yaşandı.
Ben böyle zamanlardaki bu halimizi seviyorum.
Ama beni üzen bir
detay vardı; onu da yazmam gerekiyor.
Gece yarısını biraz geçmişti ki Alaçatı’ya vardım.
Artık İzmir’e dönemeyeceğim belli olmuştu.
Bir yanda yangın tüm vahşetiyle sürerken, Çeşme’nin semaları duman altı olmuş, yollar kapanmış, mahalleler boşaltılmışken...
Alaçatı’da müzik sesi kesilmemişti.
Sanki hiçbir şey yokmuş gibi eğlence tüm hızıyla devam ediyordu.
Alevler Çeşme’ye doğru yaklaşırken bile, vur patlasın çal oynasın geceler sürüyordu.
Tanıdığın bazı insanlar tepkilerini sosyal medyalarında gösterdiler. Çok haklıydılar. Gerçekten anlamakta güçlük çekiyorum.
Biz nasıl bu kadar duyarsız olduk?