Tıp fakültesinde son sınıfa gelen İlayda Vidinli ve Yiğit Burçoğlu, hem staj yapmak hem de dünyayı gezmek istiyordu. Ancak bu hayalin maddi tarafını ailelerine yüklemek istemeyen ikili, çözümü kendi elleriyle üretmekte buldu. "Günde 100 toka sattığımız da oldu, hiç satış yapamadığımız günler de" diyen genç doktor adayları, hem girişimcilik serüvenlerini paylaştı.
Tıp fakültesinin son yılına gelen genç çiftin ortak bir hayali var: Yurt dışında hem staj yapmak hem de yeni yerler keşfetmek.
Ancak ikisi de bugüne dek hiç yurt dışına çıkmadığı için bu hayal onlar için bir bilinmez. “Avrupa’yı sadece anlatılanlardan ve kendi araştırmalarımızdan tanıyoruz” diyen ikili, bu hayali gerçekleştirmek için yaz tatilinde sıra dışı bir adım attı. Kumaş seçip dikiş öğrenerek toka üretmeye başlayan çift, sahillerde kendi elleriyle ürettikleri tokaları satarak para biriktirmeye başladı. “Çalışma hayatına atılmadan önce Avrupa’da bulunmak, hastane koşullarını görmek, gözlem yapmak istedik” diyen genç çift, bu sürecin maddi külfetinin farkında: “Vize, konaklama, ulaşım, yeme-içme gibi temel ihtiyaçlar bile oldukça pahalı. Ailelerimize tamamen yük olmak istemedik. Erasmus hibesi almak da hem yeterli değil hem de oldukça zorlayıcı.”