New York Times'ın haberine göre Novak, bulunan altın paraların en yenisinin 1921 yılına ait olduğunu ve kavanozun bu tarihten sonra saklanmış olabileceğini ifade etti. Müzenin paylaşımına göre paraların 1808 ile 1915 yılları arasına tarihlenebileceği belirtilirken, bazı paralar üzerinde yer alan ve 1920'lerde Yugoslavya'da basıldığı düşünülen küçük damgaların, bu tarihi daha ileri bir döneme taşıyabileceği değerlendiriliyor.
Paraların yaklaşık yarısının Fransa ve Belçika gibi Batı Avrupa ülkelerine ait olduğu, geri kalanların ise Balkanlar, Osmanlı İmparatorluğu, Rusya, Tunus ve Afrika'nın diğer bölgelerinden geldiği belirtildi. Ancak bu paraların bulunduğu bölgede dolaşımda olmadığı ifade edildi.
Müze, madeni olmayan eşyaların kesin metal bileşimini belirlemek amacıyla analizlerin sürdüğünü açıkladı. Hazinenin sahibi henüz bilinmezken, uzmanlar paraların 1938'de Nazi Almanyası'nın işgali sonrası Bohemya’dan yaşanan büyük göç dalgaları sırasında gömülmüş olabileceğini değerlendiriyor.
Müze müdürü Petr Grulich ise eşyaların 1945'te II. Dünya Savaşı'nın sona ermesinden sonra kaçan bir Alman askerine ait olabileceği ihtimalini dile getirdi.
Jan Evangelista Purkyne Üniversitesi’nden tarih profesörü Martin Vesely, “O yıllarda Orta Avrupa’da çok sayıda insan farklı yönlere gidip geldi, bu nedenle her şey yaşanmış olabilir” diyerek hazineye dair farklı senaryoların mümkün olduğuna dikkat çekti😬